ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi (SASC), bütçesi 1.14 trilyon doları bulan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) tasarısını Çarşamba günü 18 kabul, 9 ret oyuyla komiteden geçirdi. Tasarı, ABD ordusunun muharip komutanlıklar yapısında köklü bir değişikliğe giderek insansız hava araçları (İHA) ve otonom sistemlerin operasyonel yönetiminden sorumlu yeni bir muharip komutanlık kurulmasını öngörüyor. Tasarının önümüzdeki haftalarda Senato genel kurulunda görüşülmesi ve ardından Temsilciler Meclisi’nin kendi versiyonuyla uzlaştırılması bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
SASC’nin onayladığı NDAA tasarısı, ABD savunma politikasının yıllık temel belgesi niteliğinde. Tasarı, askeri personel maaşlarından silah sistemlerine, altyapıdan teknoloji yatırımlarına kadar geniş bir yelpazedeki harcamaları yetkilendiriyor. Ancak bu yılki tasarının en dikkat çekici unsuru, İHA ve otonom sistemler için ayrı bir muharip komutanlık kurulması. Mevcut yapıda İHA operasyonları genellikle Hava Kuvvetleri ve Özel Kuvvetler bünyesinde yürütülürken, yeni komutanlık tüm İHA ve otonom varlıkların entegre komuta ve kontrolünü sağlamayı hedefliyor. Komite üyeleri, bu adımın Çin ve Rusya gibi rakipler karşısında teknolojik üstünlüğü korumak için gerekli olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin insansız sistemlere verdiği stratejik önem, küresel güvenlik dengelerini etkileyebilir. Özellikle Orta Doğu ve Asya-Pasifik bölgelerinde İHA kullanımının yaygınlaşması, bu teknolojinin savaş alanındaki rolünü dönüştürüyor. Yeni komutanlık, ABD’nin İHA operasyonlarını daha merkezi ve etkin hale getirerek müttefiklerle koordinasyonu da kolaylaştırabilir. Ancak özerk savaş sistemlerine yönelik etik ve hukuki kaygılar da tartışma konusu. SASC’nin kararı, ABD’nin bu alandaki yatırımlarının arttığı bir dönemde geliyor; Savunma Bakanlığı’nın 2025 bütçesinde otonom sistemlere ayrılan kaynak önemli ölçüde artırılmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İHA ve SİHA teknolojisinde dünyanın önde gelen üreticilerinden biri haline gelmiş durumda. ABD’nin bu alanda ayrı bir muharip komutanlık kurması, küresel İHA pazarındaki rekabeti ve askeri doktrinleri etkileyebilir. Türkiye’nin yerli sistemleri (Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi) birçok çatışmada etkinliğini kanıtlamışken, ABD’nin bu hamlesi İHA operasyonlarını kurumsallaştırma ve standardize etme çabası olarak okunabilir. Türkiye için bu gelişme, kendi insansız sistem kapasitesini daha da geliştirme ve ihracat politikalarını gözden geçirme ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca NATO müttefiki olarak iki ülkenin İHA alanındaki işbirliği potansiyeli de gündeme gelebilir.