Airbus Defence and Space’in hava gücü birimi başkanı Jean-Brice Dumont, bugün gazetecilere yaptığı açıklamada, Geleceğin Muharebe Hava Sistemi’nin (FCAS) çöküşüne rağmen “zaman kaybetmediklerini” ve bu programa ait teknolojilerin yeni bir savaş uçağı projesinde kullanılabileceğini söyledi. Dumont, Airbus’ın ‘Team Gen 6’ (6. Nesil Takımı) adını verdiği bir grup ortakla birlikte yeni bir savaş uçağı konsepti üzerinde çalıştığını duyurdu. Gelişme, Avrupa savunma sanayiinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. FCAS’ın dağılmasının ardından Airbus, kazanılan bilgi birikimini ve geliştirilen alt sistemleri koruyarak yeni bir projeye yönelmiş durumda.
Gelişmenin arka planı
FCAS projesi, Almanya, Fransa ve İspanya öncülüğünde 2040 sonrası hizmete girmesi planlanan beşinci nesil ötesi bir savaş uçağı geliştirmeyi amaçlıyordu. Ancak başta Dassault Aviation ile Airbus arasındaki fikri mülkiyet ve iş paylaşımı anlaşmazlıkları olmak üzere siyasi ve teknik engeller yüzünden 2024 yılında çökmüştü. Projenin iflası, Avrupa’nın ortak savunma projelerine duyduğu güveni sarsmıştı. Dumont, bu sürecin aslında boşa gitmediğini, FCAS kapsamında geliştirilen sensör füzyonu, yapay zekâ destekli karar destek sistemleri, gelişmiş itki sistemleri ve düşük izlenebilirlik teknolojileri gibi kritik kabiliyetlerin yeni bir platformda hayata geçirilebileceğini belirtti. Ayrıca, ‘Team Gen 6’ olarak adlandırılan iş birliği yapısında başta Alman ve İspanyol firmaları olmak üzere birçok Avrupalı savunma şirketinin yer aldığı öğrenildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu hamle, Avrupa savunma sanayiinde bir yandan ulusal egemenlikçi yaklaşımların diğer yandan iş birliği arayışlarının devam ettiğini gösteriyor. FCAS’ın çöküşü, özellikle Fransa’nın ulusal şampiyon Dassault’yu koruma politikasına karşı Almanya ve İspanya’nın daha geniş katılımlı bir model istemesinden kaynaklanmıştı. Yeni proje daha esnek bir ortaklık yapısı sunarak başarısızlığı tekrarlamamayı hedefliyor. Jeopolitik açıdan, Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığını azaltma çabaları kapsamında yeni bir savaş uçağı geliştirme girişimi, kıtanın savunma özerkliği için kritik önem taşıyor. Aynı zamanda Rusya ve Çin’in gelişmiş savaş uçağı programlarına karşı bir yanıt niteliği taşıyor. Projenin önümüzdeki aylarda somut bir yol haritasıyla daha da netleşmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi milli muharip uçağı KAAN’ı geliştirme sürecinde benzer teknolojik zorluklarla karşı karşıya. Airbus’ın FCAS’tan kalan teknolojileri yeni bir projeye taşıması, KAAN’da kullanılabilecek alt sistemlerde erken olgunlaşma sağlayabilir. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa savunma iş birliklerine katılımını zorlaştıran siyasi engeller göz önüne alındığında, bu tür projelerin ilerlemesi Türkiye’yi alternatif ortaklıklar veya teknoloji transferi arayışına itebilir. Bölgesel rekabet bağlamında, Yunanistan gibi ülkelerin potansiyel Avrupalı ortaklardan edineceği kabiliyetler Ege ve Doğu Akdeniz dengesini etkileyebilir. Ancak Türkiye’nin KAAN’ı 2030’larda hizmete sokma hedefi, Avrupa projelerinin gecikmelerinden kaynaklı bir zaman avantajı da sağlıyor.