San Francisco Katolik Başpiskoposluğu, rahipler tarafından çocukken cinsel istismara uğradığını iddia eden yaklaşık 530 kişiyle 395 milyon dolar (yaklaşık 11,5 milyar TL) tutarında bir anlaşmaya vardığını duyurdu. Pazartesi günü açıklanan anlaşma, başpiskoposluğun 2023 yılında başvurduğu iflas davasının da sona ermesini sağlayacak. New York merkezli avukatlık ofisi aracılığıyla yapılan açıklamada, anlaşmanın mağdurlara uzun süredir bekledikleri adaleti sağlayacağı belirtildi. Başpiskoposluk, anlaşma kapsamında dava konusu olan tüm iddiaları kabul etmediğini, ancak mağdurların acısını hafifletmek ve kilise üzerindeki yükü kaldırmak için bu adımı attığını ifade etti. Anlaşmanın, başpiskoposluğun elindeki varlıkların satışı ve sigorta ödemeleriyle finanse edilmesi planlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı ve İstismar İddialarının Tarihçesi
San Francisco Başpiskoposluğu, yıllardır rahiplerin çocuklara yönelik cinsel istismar iddialarıyla boğuşuyor. 1950'lerden bu yana biriken bu iddialar, kilisenin bazı rahipleri korumak için mağdurları susturduğu ve istismarcıları başka cemaatlere kaydırdığı yönündeki suçlamalarla daha da büyüdü. 2018 yılında Kaliforniya eyaleti, çocukluk dönemi cinsel istismar davalarındaki zamanaşımı süresini geçici olarak kaldıran bir yasa çıkardı. Bu yasa sayesinde, onlarca yıl önce yaşanmış istismar olayları mahkemeye taşınabildi ve San Francisco Başpiskoposluğu'na karşı yüzlerce yeni dava açıldı. Başpiskoposluk, 2023 yılında bu davaların mali yükü altında ezilerek iflas başvurusunda bulundu. Bu iflas, kilisenin varlıklarını ve gelecekteki gelirlerini mağdurlara tazminat ödemek için kullanmasını engellemek amacıyla stratejik bir hamle olarak görüldü. Ancak mağdur avukatları, iflasın kilisenin sorumluluktan kaçma girişimi olduğunu savundu. Nihayetinde varılan 395 milyon dolarlık anlaşma, ABD'de Katolik kilisesine karşı açılan en büyük toplu istismar tazminat anlaşmalarından biri oldu. Anlaşma, mağdurların şahsen ifade vermesini gerektirmeyen bir süreçle sonuçlandı ve birçok mağdur için travmatik mahkeme süreçlerini önledi.
Küresel Boyut: Katolik Kilisesi'ndeki İstismar Krizi
San Francisco'daki bu anlaşma, Katolik Kilisesi'nin dünya genelinde karşı karşıya olduğu istismar krizinin sadece bir parçası. Son yirmi yılda ABD, İrlanda, Almanya, Fransa, Avustralya ve Şili gibi ülkelerde binlerce istismar vakası ortaya çıktı. Kilise, bu vakaları örtbas etmekle ve istismarcı rahipleri korumakla suçlanıyor. Papa Francis, istismar krizini "Katolik Kilisesi'nin en büyük utancı" olarak nitelendirdi ve bazı reformlar yapılsa da, mağdurlar kilisenin yeterince adım atmadığını söylüyor. San Francisco'daki anlaşma, diğer başpiskoposluklar için de emsal teşkil edebilir. ABD'de birçok piskoposluk benzer iflas başvuruları yapmış ve toplu tazminat anlaşmalarına gitmiştir. Örneğin, New York'un Rochester piskoposluğu 2022'de 55 milyon dolarlık bir anlaşma yapmış, Kaliforniya'daki diğer piskoposluklar da benzer davalarla karşı karşıya kalmıştır. Küresel olarak, Katolik Kilisesi'nin bu krizle başa çıkma biçimi, kurumun meşruiyetine ve güvenilirliğine zarar vermeye devam ediyor. Mağdurlar, kilisenin sadece maddi tazminat ödemekle kalmayıp, istismarcı rahipleri teslim etmesi ve şeffaf bir şekilde yargılanmalarına izin vermesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, dini kurumların cinsel istismar skandallarıyla başa çıkma biçimi, küresel ölçekte benzer kurumlar için önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de son yıllarda dini cemaatler ve tarikatlar bünyesinde istismar iddiaları gündeme gelmiş, ancak yasal düzenlemeler ve yargı süreçleri sıklıkla eleştirilmiştir. San Francisco anlaşması, kurumsal şeffaflık, mağdur hakları ve tazminat mekanizmaları açısından bir model olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, ABD'deki bu tür davalar, uluslararası hukukta çocuk istismarıyla mücadelede daha güçlü yaptırımların gerekliliğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin, özellikle çocuk koruma yasalarını güçlendirmesi ve benzer skandallar yaşandığında hızlı ve adil bir yargılama süreci işletmesi açısından bu örnek dikkate alınabilir.