Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) yayımladığı son rapora göre, dünya genelinde sağlıklı bir diyetin maliyeti 2021 yılından bu yana yüzde 25 oranında arttı. Raporda, 2,69 milyar insanın –yani dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin– hâlâ sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığı belirtilirken, bu durumun küresel gıda krizinin derinleştiğine işaret ettiği vurgulanıyor. FAO'nun "Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2024" raporu, gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra gelir eşitsizliklerinin de beslenme krizini tetiklediğini ortaya koyuyor.
Artan maliyetler ve beslenme krizinin boyutları
FAO'nun analizine göre, sağlıklı bir diyetin günlük ortalama maliyeti 2021'de 3,66 dolar iken, 2023 sonu itibarıyla 4,56 dolara yükseldi. Bu artış, özellikle düşük gelirli ülkelerde yaşayan haneleri orantısız bir şekilde etkiliyor. Afrika'da nüfusun yüzde 78'i sağlıklı beslenmeyi karşılayamazken, Asya'da bu oran yüzde 44, Güney Amerika'da ise yüzde 23 seviyesinde. Avrupa ve Kuzey Amerika'da ise bu oran yüzde 2'nin altında. Rapor, gıda enflasyonunun yanı sıra lojistik maliyetlerindeki artış, iklim değişikliğine bağlı üretim kayıpları ve jeopolitik gerilimlerin de fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor. Örneğin, Ukrayna-Rusya savaşının ardından tahıl ve gübre fiyatlarındaki dalgalanma, dünya genelinde gıda fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Bölgesel farklılıklar ve çözüm arayışları
FAO raporuna göre, sağlıklı beslenmeye erişimdeki en büyük engeller gelir yetersizliği ve artan gıda fiyatları. Düşük gelirli ülkelerde hane bütçesinin büyük bir kısmı gıdaya ayrılırken, yüksek gelirli ülkelerde bu oran daha düşük. Asya-Pasifik bölgesi, dünyadaki yetersiz beslenenlerin yarısına ev sahipliği yapıyor. Güney Asya'da nüfusun yüzde 58'i sağlıklı beslenme maliyetini karşılayamıyor. Raporda, hükümetlerin sosyal koruma programlarını genişletmesi, tarımsal verimliliği artırması ve sürdürülebilir gıda sistemlerine yatırım yapması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, gıda israfının azaltılması ve yerel üretimin teşvik edilmesi de öneriler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel gıda fiyatlarındaki artış, Türkiye'de de gıda enflasyonu ve beslenme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. TÜİK verilerine göre, gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 50'nin üzerinde seyrederken, sağlıklı beslenme maliyetinin karşılanabilirliği özellikle dar gelirli haneler için giderek zorlaşıyor. Türkiye, buğday, ayçiçeği ve gübre gibi temel tarım ürünlerinde ithalata bağımlı bir ülke olduğu için küresel fiyat dalgalanmalarına açık. FAO raporu, Türkiye'nin gıda güvenliğini artırmak için yerli üretimi desteklemesi, tarımda verimliliği yükseltmesi ve sosyal yardım mekanizmalarını genişletmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Ukrayna-Rusya savaşı ve iklim değişikliği gibi küresel risklere karşı stratejik gıda stoklarının artırılması önemli bir politika adımı olacaktır.