Buğday vadeli işlemleri, Ukrayna ve Rusya'nın Karadeniz'de birbirlerinin ticari gemilerine yönelik saldırılarının ardından Çarşamba günü yüzde 5 değer kazanarak iki ayın en yüksek seviyesine yaklaştı. Savaşan iki ülke arasındaki çatışmalar, bölgedeki kritik tahıl ihracat rotasını tehdit ederken, küresel gıda piyasalarında endişe yeniden yükseldi. Bu gelişme, özellikle buğday ithalatına bağımlı ülkeler için fiyat baskısını artırırken, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları ve Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın geleceği de tartışmalara yol açıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, Karadeniz'i adeta bir savaş alanına çevirdi. Son günlerde Ukrayna'nın Rusya'nın Novorossiysk limanına düzenlediği insansız hava aracı saldırıları, Moskova'yı kızdırdı. Buna karşılık Rusya, Ukrayna'nın Odessa ve Çornomorsk limanlarına füze saldırıları düzenleyerek tahıl yüklü gemileri hedef aldı. Bu karşılıklı saldırılar, 2022 yazında imzalanan ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda yürürlüğe giren Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın yeniden askıya alınmasına neden oldu.
Anlaşmanın askıya alınması, Ukrayna'nın dünya piyasalarına tahıl ihracatını neredeyse durma noktasına getirdi. Ukrayna Tarım Bakanlığı verilerine göre, anlaşmanın yürürlükte olduğu dönemde aylık ortalama 3-4 milyon ton tahıl ihraç edilirken, saldırılar sonrası bu rakamın yüzde 70 azaldı. Bu durum, özellikle Mısır, Lübnan ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde ekmek fiyatlarının artmasına yol açtı.
Buğday fiyatlarındaki yükseliş, sadece arz endişelerinden değil, aynı zamanda spekülatif hareketlerden de kaynaklanıyor. Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğday vadeli kontratları, Çarşamba günü kile başına 6.85 dolara kadar yükseldikten sonra Perşembe sabahı 6.78 dolar seviyesinde işlem görüyor. Analistler, fiyatların kısa vadede 7 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karadeniz'deki gerilim, yalnızca buğday fiyatlarını değil, aynı zamanda mısır, ayçiçek yağı ve arpa gibi diğer emtiaları da etkiliyor. Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatının yaklaşık yüzde 29'unu, ayçiçek yağı ihracatının ise yüzde 80'ini karşılıyor. Bu iki ülkenin ihracatındaki aksama, küresel gıda enflasyonunu tetikleyerek gelişmekte olan ülkelerde gıda güvenliğini tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyat endeksinin son üç aydır yükseliş eğiliminde olduğunu bildirdi. Özellikle tahıl fiyatlarındaki artış, FAO'nun düşük gelirli ve gıda açığı olan ülkeler için yayımladığı erken uyarı raporlarında yer alıyor. Uzmanlar, mevcut durumun 2022-2023 yıllarında yaşanan küresel gıda krizine benzer bir tablo oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Rusya, anlaşmadan çekilmesinin ardından kendi tahıl ihracatını artırmaya çalışıyor ancak batı yaptırımları ve lojistik sorunlar bu çabaları sınırlıyor. Öte yandan Ukrayna, Tuna Nehri üzerinden Romanya'ya yapılan alternatif nakliye yollarını geliştirmeye çalışsa da maliyetler yüksek. Bu durum, Ukrayna'nın ihracat kapasitesini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem ekonomik hem de diplomatik açıdan kritik bir döneme denk geliyor. Türkiye, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın yeniden canlandırılması için yoğun çaba sarf ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna liderleriyle telefon diplomasisi yürütürken, BM ile ortak bir girişim hazırlığında. Türkiye'nin bu girişimlerinin başarısız olması durumunda, Karadeniz'deki güvenlik riskleri artabilir. Ayrıca, Türkiye'nin un ve makarna gibi buğday bazlı ürün ihracatı, hammadde fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenebilir. Türkiye'nin tahıl koridorunu yeniden canlandırması, hem kendi ekonomik çıkarları hem de küresel gıda güvenliği açısından hayati önem taşıyor.