Hint şirketleri, 2023 yılının ilk yarısında yurtdışı varlık alımlarına yaklaşık 8 milyar dolar harcayarak rekor bir seviyeye ulaştı. Bu dönemde, Hindistan'ın en büyük şirketlerinden bazıları, enerji, teknoloji ve ilaç sektörlerinde küresel oyuncuları satın almak için kolları sıvadı. Ancak bu agresif genişleme stratejisi, yabancı yatırımcıların ülke piyasalarından tarihin en hızlı çıkışı yaptığı bir döneme denk geldi. Hindistan Merkez Bankası verilerine göre, yabancı portföy yatırımcıları yılın ilk altı ayında net 12 milyar dolar çıkış yaparken, bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 4 milyar dolarlık çıkışın üç katına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Hint şirketlerinin satın alma çılgınlığı, özellikle enerji sektöründe yoğunlaşıyor. Hindistan'ın en büyük petrol rafinerisi Reliance Industries, geçtiğimiz ay Brezilyalı bir enerji şirketini 3,5 milyar dolara satın alarak dikkatleri üzerine çekti. Bu anlaşma, Hindistan'ın enerji güvenliği ve küresel pazardaki payını artırma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, teknoloji devi Tata Consultancy Services (TCS), Avrupa'daki dijital dönüşüm şirketlerine yaptığı yatırımlarla bölgesel varlığını güçlendiriyor. İlaç şirketi Sun Pharmaceutical Industries ise ABD merkezli bir jenerik ilaç üreticisini satın alarak küresel portföyünü genişletiyor.
Bu satın almaların finansmanı büyük ölçüde şirketlerin güçlü bilançoları ve düşük faiz ortamında sağlanan kredilerle yapılıyor. Ancak aynı dönemde yabancı yatırımcıların çıkışı, Hindistan'ın hisse senedi piyasalarında baskı yaratıyor. BSE Sensex endeksi, yılbaşından bu yana %2 değer kaybederken, Hint rupisi dolar karşısında %4 değer kaybetti. Analistler, bu durumu 2023'ün küresel çapta artan faiz oranları ve jeopolitik risklerin yanı sıra, Hindistan'ın yüksek enflasyon ve bütçe açığı sorunlarına bağlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hint şirketlerinin yurtdışı yatırımları, Asya-Pasifik bölgesinde önemli bir trend oluşturuyor. Çin'in yavaşlayan ekonomisi ve ABD ile ticaret savaşları, Hint şirketlerinin küresel tedarik zincirinde daha aktif rol almasına yol açıyor. Özellikle enerji sektöründe, Hint şirketleri Orta Doğu ve Afrika'daki petrol rezervlerine yatırım yaparak, enerji ithalatındaki bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Aynı zamanda, teknoloji ve ilaç alanındaki satın almalar, Hindistan'ın küresel rekabet gücünü artırıyor. Ancak yabancı yatırımcıların çıkışı, Hindistan'ın cari açığını ve döviz rezervlerini olumsuz etkiliyor. 2023 yılı için cari açığın GSYİH'nın %3,5'ine ulaşması beklenirken, rezervler 570 milyar dolara gerilemiş durumda.
Bu durum, diğer gelişmekte olan ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Küresel faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte, yabancı yatırımcılar gelişmiş ülkelere yönelirken, Hindistan gibi ülkelerde sermaye çıkışı yaşanıyor. Ancak Hint şirketlerinin yurtdışı yatırımları, ekonominin yapısal gücünü ve küresel entegrasyonunda ilerleme kaydettiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hint şirketlerinin agresif dış yatırımları, Türkiye'nin benzer bir strateji izleme potansiyeline işaret ediyor. Türkiye'nin de enerji ve teknoloji alanında küresel şirketlerle rekabet edebilmek için daha fazla yurtdışı yatırım yapması gerekebilir. Ancak yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan çıkışı, Türkiye gibi kırılgan ekonomiler için risk oluşturuyor. Sermaye çıkışları ve döviz kuru baskıları, Türkiye'nin cari açığını daha da derinleştirebilir. Bu nedenle, Hint deneyimi, Türkiye'ye küresel rekabet ve sermaye akışı dengesini koruma konusunda dikkatli olması gerektiğini hatırlatıyor.