WASHINGTON – ABD Savunma Bakanlığı, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran'a yönelik hava saldırılarının son dalgasını tamamladığını duyurdu. Çarşamba günü geç saatlerde yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın stratejik liman kenti Bandar Abbas'ı da kapsadığı belirtildi. Hürmüz Boğazı'nın kuzey kıyısında yer alan Bandar Abbas, İran'ın Basra Körfezi'ndeki en önemli ticari ve askeri üslerinden biri olarak biliniyor. Pentagon yetkilileri, operasyonun başarıyla sonuçlandığını, hedeflerin imha edildiğini ancak sivil kayıplara ilişkin bir bilgi paylaşılmadığını ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Hava saldırıları, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin ortasında geldi. Son haftalarda İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler, ABD'nin Tahran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan askeri yakınlaşmalar iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki milis güçlerine verdiği desteği ve balistik füze programını hedef alan bu operasyonla, Tahran'a 'caydırıcı bir mesaj' göndermeyi amaçlıyor.
Saldırılarda, Bandar Abbas'taki askeri tesislerin yanı sıra İran Devrim Muhafızları'na ait lojistik üsler, radar istasyonları ve füze rampalarının da vurulduğu iddia ediliyor. İran devlet medyası ise henüz resmi bir açıklama yapmazken, sosyal medyada liman kentinde patlama seslerinin duyulduğuna dair görüntüler paylaşıldı. Bölgede konuşlu ABD savaş gemilerinin, operasyon öncesinde Hürmüz Boğazı'nı geçici olarak kapattığı da gelen bilgiler arasında.
Bölgesel ve küresel boyut
Binlerce kilometre uzaklıktaki bu saldırı, küresel enerji piyasalarında anında dalgalanmaya yol açtı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir su yolu. Bandar Abbas, bu boğazın denetiminde kilit rol oynuyor. Petrol fiyatları saldırı haberinin ardından yüzde 4'ün üzerinde yükseldi. ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri alternatif rota arayışlarını hızlandırırken, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları endişeyle gelişmeleri izliyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu operasyonla İran'ın deniz ticaretini felç etmeyi ve nükleer müzakerelerde elini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor. Ancak Tahran'dan gelecek olası bir misilleme, bölgesel bir savaş riskini artırıyor. İran'ın Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki milisler aracılığıyla ABD ve müttefiklerine saldırabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkiler yürüten bir ülke olarak bu krizden doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini artırabilir ve Akdeniz'deki deniz güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca ABD-İran gerilimi, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, şimdiye kadar çatışmanın tırmanmaması için diplomatik girişimlerde bulunurken, bu saldırı Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Enerji maliyetlerindeki artış, zaten yüksek enflasyonla mücadele eden Türk ekonomisi için ek bir yük oluşturabilir.