New Jersey sağlık yetkilileri, eyaletteki Delaney Hall göçmenlik hapishanesinde tüberküloz başta olmak üzere bulaşıcı hastalık salgınları riskine karşı dava açtı. Yetkililer, tesisin yetersiz tıbbi bakım ve hastalık kontrol önlemleri nedeniyle 'acil giriş' talep ediyor. Dava, gözaltındaki bireylerin sağlık haklarının ihlal edildiği iddiasıyla ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yetkililerini hedef alıyor. Delaney Hall, New Jersey, Newark'ta bulunan özel işletmeli bir göçmenlik hapishanesi olarak biliniyor. Sağlık denetçileri, tesisin tüberküloz tarama ve tedavi protokollerinin yetersiz olduğunu, bunun da hem tutuklular hem de personel için ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu belirtiyor.
Delaney Hall'de sağlık krizi: Tüberküloz kontrolü neden yetersiz?
Dava dosyasına göre, Delaney Hall'de tüberküloz vakalarının tespit edilmesine rağmen, gerekli izolasyon ve tedavi önlemleri alınmıyor. Sağlık yetkilileri, tesise giren yeni tutukluların yeterince taranmadığını ve pozitif vakaların diğer mahkumlarla aynı koğuşlarda kaldığını iddia ediyor. Bu durum, hapishane ortamında hızla yayılabilen tüberküloz gibi hava yoluyla bulaşan hastalıklar için büyük risk oluşturuyor. Ayrıca, tesisin temel sağlık hizmetlerinde eksiklikler olduğu; ilaçların düzensiz dağıtıldığı, tıbbi personelin yetersiz olduğu ve acil durum müdahale protokollerinin bulunmadığı belirtiliyor. Yetkililer, bu koşulların sadece tutukluları değil, aynı zamanda çevredeki toplumu da tehdit ettiğini vurguluyor. Dava, ICE'nin gözaltı merkezlerinde asgari sağlık standartlarını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunuyor.
ABD göçmenlik hapishanelerinde sağlık krizi yaygın mı?
Delaney Hall vakası, ABD genelindeki göçmenlik hapishanelerinde yaşanan sistematik sağlık sorunlarının sadece bir örneği. Daha önce de benzer tesislerde COVID-19, grip ve diğer bulaşıcı hastalık salgınları rapor edilmişti. İnsan hakları örgütleri, ICE tesislerinde aşırı kalabalık, yetersiz havalandırma ve sınırlı tıbbi erişim nedeniyle hastalıkların kontrol altına alınamadığını belirtiyor. Bu durum, ABD'de göçmenlik politikalarının insani boyutunu sorgulatıyor. Ayrıca, özel hapishane işletmecilerinin kâr odaklı yaklaşımı, sağlık hizmetlerinin kalitesini düşüren bir faktör olarak eleştiriliyor. Dava, sadece Delaney Hall değil, tüm ICE tesislerinde reform yapılması çağrısını güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki göçmenlik hapishanelerindeki sağlık krizini doğrudan etkilemese de, bu tür vakalar uluslararası insan hakları normlarının ihlali konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde göçmen ve sığınmacıların barınma koşullarıyla ilgili eleştirilere maruz kalıyor. ABD'deki bu dava, gözaltı merkezlerinde sağlık standartlarının yükseltilmesi yönünde baskı oluşturabilir ve bu da Türkiye'deki benzer tesislerin uluslararası denetime tabi tutulması taleplerini artırabilir. Ayrıca, tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıkların sınır ötesi yayılma riski, küresel halk sağlığı iş birliğinin önemini hatırlatmaktadır.