Singapur'da sağlık çalışanlarına yönelik istismar ve taciz vakaları son iki yılda neredeyse iki katına çıkarak 4.200'e ulaştı. Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan üçlü çalışma grubu, bu artışın sağlık çalışanlarının haklarını daha fazla bilmesi ve bildirimde bulunma konusunda kendine güveninin artmasından kaynaklandığını açıkladı. Söz konusu rakam, 2021 ve 2022 yıllarını kapsayan iki yıllık dönemde kayda geçen vakaları içeriyor.
Artan Bildirimlerin Arka Planı
Singapur Sağlık Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi ile sendikaların bir araya gelmesiyle oluşturulan üçlü çalışma grubu, sağlık sektöründe şiddet ve taciz olaylarının raporlanmasında ciddi bir artış olduğunu doğruladı. Uzmanlar, bu artışın pandemi sonrası dönemde sağlık çalışanlarının maruz kaldığı yoğun iş yükü, tükenmişlik ve toplumsal stresin bir yansıması olabileceğini belirtiyor. Ancak çalışma grubu, asıl nedenin çalışanların artık bu tür olayları bildirmekten çekinmemesi ve kurumların şeffaflık politikalarının güçlenmesi olduğunu vurguluyor.
Singapur'da sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, sözlü tacizden fiziksel saldırıya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kamu hastaneleri ve polikliniklerde yaşanan olaylar, hem sağlık personelinin moralini hem de hasta bakım kalitesini olumsuz etkiliyor. Hükümet, 2019'da yürürlüğe giren ve sağlık çalışanlarını koruyan yasal düzenlemelerle bu tür eylemleri daha ağır cezalara tabi tutmuştu. Buna rağmen vakaların artması, yasal önlemlerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
Üçlü çalışma grubunun raporunda, sağlık kurumlarının olay bildirim sistemlerini iyileştirdiği, çalışanlara yönelik farkındalık eğitimlerinin artırıldığı ve mağdurlara psikolojik destek sağlandığı belirtiliyor. Ayrıca, hastanelerde güvenlik kameralarının yaygınlaştırılması ve acil durum müdahale ekiplerinin güçlendirilmesi gibi önlemler de gündemde. Sağlık Bakanlığı, 2023 yılında bu konuda daha kapsamlı bir strateji belgesi yayımlamayı planlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Singapur'daki bu artış, yalnızca ülkeye özgü bir sorun değil. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet küresel bir salgın haline gelmiş durumda. DSÖ, dünya genelinde sağlık çalışanlarının %8 ila %38'inin kariyerleri boyunca fiziksel şiddete maruz kaldığını tahmin ediyor. Sözlü taciz oranı ise çok daha yüksek. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, hızlı kentleşme, yaşlanan nüfus ve sağlık sistemlerindeki altyapı yetersizlikleri bu sorunu derinleştiriyor.
Güney Kore, Japonya ve Tayvan gibi ülkelerde de benzer eğilimler gözlemleniyor. Örneğin, Güney Kore'de 2022'de sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar bir önceki yıla göre %20 artmıştı. Japonya'da ise hemşirelere yönelik taciz vakaları son beş yılda istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Bu ülkelerde de benzer şekilde, bildirim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması yönünde adımlar atılıyor.
Singapur'un durumu, sağlık sisteminin genel kalitesi ve düşük şiddet oranlarıyla bilinen bir ülke olması açısından dikkat çekici. Uzmanlar, Singapur'daki artışın diğer ülkelere kıyasla hâlâ düşük bir seviyede olduğunu, ancak trendin tersine çevrilmesi için acil önlemler alınması gerektiğini belirtiyor. Sağlık çalışanlarının sendikal örgütleri, hükümetten daha caydırıcı cezalar ve iş yerinde sıfır tolerans politikası talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet son yıllarda ciddi bir kamu sağlığı sorunu haline geldi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2022'de 20 binden fazla şiddet olayı kaydedildi; bu da Singapur'daki vakaların katbekat üzerinde. Singapur'un bildirim mekanizmalarını güçlendirerek vaka sayısındaki artışı şeffaflıkla açıklaması, Türkiye için önemli bir ders niteliğinde. Türkiye'de de benzer şekilde, sağlık çalışanlarının haklarını savunacak yasal düzenlemeler ve farkındalık kampanyaları gündemde. Ancak uygulamadaki eksiklikler ve cezasızlık algısı, sorunun çözümünü zorlaştırıyor. Singapur örneği, veriye dayalı politika ve üçlü diyalog mekanizmasının önemini gösteriyor.