Rusya ve İran, Ukrayna’dan Batı Avrupa’ya ve İsrail’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada, reşit olmayan gençleri hedef alarak onları düşmanca eylemler gerçekleştirmek üzere kullanıyor. Batılı istihbarat kaynaklarına göre, bu gençler sosyal medya üzerinden manipüle edilerek, sabotaj, yangın çıkarma, provokatif protestolar ve hatta şiddet içeren eylemlerde görevlendiriliyor. Özellikle savaşın başlangıcından bu yana bu tür faaliyetlerin arttığı belirtiliyor.
Rusya ve İran’ın genç ajan stratejisi
Rusya, Ukrayna savaşında karşılaştığı istihbarat zafiyetlerini kapatmak için daha önce benzeri görülmemiş bir yönteme başvuruyor. 14-17 yaş arasındaki gençleri, özellikle askeri tesislere yakın bölgelerde kameralar yerleştirme, patlayıcı düzenek bırakma veya provokatif eylemler düzenleme gibi görevlerde kullanıyor. İran ise benzer teknikleri İsrail’e karşı uyguluyor; Mossad ve Shin Bet yetkililerine göre, Tahran yönetimi İranlı sığınmacı gençleri hedef alarak onlara para veya vize karşılığında saldırı eylem planları yapmaları için baskı yapıyor.
Bu yöntem, özellikle Batı ülkelerinde hukuki boşluklardan yararlanmalarına olanak tanıyor. Reşit olmayanların yargılanması daha hafif cezalar içerdiğinden, bu strateji caydırıcılığı azaltıyor. Ayrıca medya tarafından gençlerin kurban olarak görülmesi, ülkelerin bu faaliyetlere müdahalesini zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa polis teşkilatı Europol, bu yılın başında yayımladığı raporda, Rusya’nın Avrupa genelinde gençleri kullanarak düzenlediği eylemlerin sayısının bir yılda %300 arttığını belirtti. İsrail’de ise 2022 ve 2023 yıllarında İran bağlantılı en az 50 genç tutuklandı; bunların çoğu sosyal medyada vaat edilen ödemeleri almak için eylem yapmayı kabul etmişti. Küresel çapta ise bu tür faaliyetlerin, ülkelerin kendi iç güvenliklerini tehdit etmesinin yanı sıra, istihbarat savaşlarında yeni bir cephe açtığı görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin güvenlik politikası açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla hem Ukrayna-Rusya hattına hem de İran-İsrail eksenine yakın bir ülke. İstihbarat birimlerinin, özellikle sosyal medyada gençlere yönelik bu tür faaliyetlerin takibine öncelik vermesi gerekiyor. Ayrıca Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar veya diğer hassas grupların da benzer şekilde kullanılma riski bulunuyor. Bu nedenle, ulusal güvenlik politikalarının gençlerin radikalleşmesine karşı eğitim ve farkındalık programlarıyla desteklenmesi elzem.