Rusya ve Batı Afrika'da yer alan Sahel Devletleri İttifakı (AES) üyesi Mali, Nijer ve Burkina Faso, bölgede cihatçı militanların giderek güç kazanması üzerine askeri işbirliğini derinleştirme kararı aldı. İki taraf arasında 9 Temmuz'da Nijer'in başkenti Niamey'de yapılan görüşmelerin ardından yayımlanan ortak bildiride, savunma alanındaki işbirliğinin artırılması ve güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele edilmesi konusunda mutabakata varıldığı belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Sahel bölgesi, son yıllarda El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların saldırılarıyla sarsılıyor. Özellikle Mali'de 2012'de başlayan çatışmalar, kuzeydeki Tuareg isyanı ve cihatçı grupların yayılmasıyla derinleşti. Burkina Faso ve Nijer'de de benzer grupların eylemleri sıklaştı. Fransa öncülüğündeki Barkhane Operasyonu'nun 2022'de sona ermesinin ardından, bölge ülkeleri yeni müttefik arayışına girdi. Bu bağlamda Rusya, özellikle Wagner Grubu aracılığıyla Mali ve Burkina Faso'ya askeri danışmanlar gönderdi. Nijer'de ise geçen yıl yaşanan darbenin ardından ilişkiler hızla gelişti. Üç ülkenin oluşturduğu AES, ortak bir savunma mekanizması kurarak dış müdahaleye karşı bağımsızlıklarını pekiştirmeyi hedefliyor.
Niamey'deki toplantıya Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-bek Yevkurov da katıldı. Görüşmelerde, terörle mücadele, istihbarat paylaşımı ve askeri eğitim programları ele alındı. Ortak bildiride, bölgesel güvenliğin sağlanması için 'koordineli ve kapsamlı' bir yaklaşım benimseneceği vurgulandı. Ayrıca, silah ve teçhizat tedariki konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın Sahel'deki varlığının artması, Batılı ülkeler ve özellikle Fransa tarafından endişeyle karşılanıyor. Paris, AES ülkelerinin Rusya ile yakınlaşmasını 'sömürgeci bir strateji' olarak nitelendiriyor. Öte yandan Rusya, Afrika'da nüfuz alanını genişletmek için Ukrayna savaşı sonrası izolasyonu aşma çabasında. Sahel'deki rejimler ise Batı'nın demokrasi ve insan hakları baskısından kaçarak daha pragmatik bir dış politika izliyor. Ancak cihatçı grupların kontrol ettiği topraklar genişlemeye devam ediyor. Mali'de El-Kaide bağlantılı Jama'at Nusrat al-Islam wal-Muslimin (JNIM), Burkina Faso'da ise IŞİD yanlısı gruplar etkin. Geçen yıl her üç ülkede de yüzlerce sivil ve asker hayatını kaybetti. Rusya'nın sağladığı askeri desteğin, bu tehditlere karşı ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Sahel Devletleri İttifakı ile askeri işbirliğini derinleştirmesi, Türkiye'nin Afrika politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, özellikle Sahra Altı Afrika'da insani yardım, kalkınma projeleri ve savunma sanayii işbirlikleriyle etkinliğini artırmaktadır. Sahel bölgesinde istikrarsızlığın derinleşmesi, Türkiye'nin Libya ve Somali'deki varlığını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, bölgede artan Rus etkisi, Ankara'nın alternatif ortaklıklar arayışını hızlandırabilir. Türkiye, Batı ile ilişkilerinde bir denge unsuru olarak Afrika'da kendi nüfuzunu korumak isteyecektir. Bu nedenle, Sahel'deki gelişmelerin Türk dış politikası ve güvenlik çıkarları açısından dikkatle analiz edilmesi gerekmektedir.