BERLİN/ERİVAN, 20 Eylül - Yurt dışında yaşayan Ruslar, Pazar günü parlamento seçimlerinin son gününde oy kullanarak, birçoğu Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ve Ukrayna savaşına karşı ahlaki bir görev olarak nitelendirdiği, ancak sonuçta sonuçsuz kalacağını düşündüğü bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Almanya'nın başkenti Berlin ve Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki sandıklarda uzun kuyruklar oluştu.
Seçimlerin Arka Planı ve Yurt Dışı Oy Kullanımı
Rusya'da 17-19 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Devlet Duması seçimleri, Kırım'ın ilhakı sonrası ilk kez yurt dışında da oy kullanma imkanı sunuyor. Ancak yurt dışındaki Rus vatandaşları için oy kullanma süreci, Rusya'nın yurt dışı temsilciliklerinde sınırlı sayıda sandık kurulması nedeniyle zorluklarla dolu. Yine de Berlin, Erivan, Prag, Varşova, Tiflis ve Amsterdam gibi şehirlerde sandıklar açıldı ve yoğun ilgi gördü. Oy kullananların çoğu, seçimlerin adil olmadığını ve sonuçların önceden belirlendiğini düşünüyor.
Seçimlerde, Putin'in liderliğindeki Birleşik Rusya partisi ile Komünist Parti, Adil Rusya ve Liberal Demokrat Parti gibi muhalefet partileri yarışıyor. Ancak bağımsız gözlemciler ve muhalif gruplar, seçim sürecinde usulsüzlükler, baskı ve muhalefetin susturulması gibi ihlaller olduğunu belirtiyor. Özellikle cezaevindeki muhalif lider Aleksey Navalni'nin destekçileri, seçimleri boykot çağrısı yapmış ve "Akıllı Oy" taktiğiyle iktidar partisine karşı en güçlü muhalefet adaylarına oy verilmesini önermişti.
Muhaliflerin Motivasyonu ve Savaş Karşıtı Duruş
Yurt dışındaki Ruslar, oy kullanmanın kendileri için sembolik bir anlam taşıdığını, zira Rusya'daki seçim sonuçlarının zaten iktidar lehine şekilleneceğini ifade ediyor. Berlin'de sandık başında konuşan bir Rus vatandaşı, "Burada oy kullanmak, en azından vicdanımı rahatlatıyor. Putin'in savaşına ve baskıcı rejimine karşı olduğumu göstermek istiyorum" dedi. Bir diğeri ise "Oyumun bir değişiklik yaratacağına inanmıyorum ama yine de bu benim görevim" diye ekledi.
Ukrayna savaşı, yurt dışındaki Rus muhaliflerin en önemli gündem maddesi. Birçok kişi, savaşın başlamasından bu yana ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarını veya sürgünde yaşadıklarını belirtiyor. Oy kullananlar arasında, savaşa karşı olduklarını ve Putin'in politikalarını desteklemediklerini göstermek isteyen gençler, aydınlar ve iş insanları da yer alıyor. Kimi seçmenler, oylarını muhalefet partilerine verirken, kimileri de geçersiz oy kullanarak protesto etti. Bazıları ise sandığa gitmeyerek seçimleri boykot etti.
Rus yetkililer, yurt dışındaki oy kullanma işlemlerinin düzenli olduğunu ve seçimlere katılımın yüksek olduğunu savunuyor. Ancak bağımsız gözlemciler, özellikle büyük şehirlerde usulsüzlük iddialarını dile getiriyor. Seçim sonuçlarının 21 Eylül'de açıklanması bekleniyor. Anketlere göre Birleşik Rusya'nın oyların çoğunu alması ve Putin'in konumunu koruması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'daki seçimler, Batı ile Moskova arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya'ya uygulanan yaptırımlar, ülke ekonomisini olumsuz etkilerken, muhalif sesler de giderek daha fazla baskı altına alınıyor. Yurt dışındaki Rus muhaliflerin oy kullanma eylemi, sembolik de olsa Kremlin'e yönelik hoşnutsuzluğun uluslararası boyutta da yankı bulduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği ve ABD, seçimlerin özgür ve adil olmadığını belirterek sonuçları tanımayacaklarını açıkladı. Bu durum, Rusya'nın uluslararası alanda daha da izole olmasına yol açabilir.
Öte yandan, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da da benzer bir tablo yaşandı. Rusya'nın müttefiki olan Ermenistan'da yaşayan Ruslar, sandıklara akın etti. Ancak burada da seçim sonuçlarına yönelik kuşkular hakim. Erivan'daki bir seçmen, "Burada oy kullanmak, Putin'e karşı olduğumuzu göstermek için bir fırsat. Ama gerçekten bir şey değişecek mi bilmiyorum" dedi.
Rusya'da parlamento seçimleri, genellikle iktidar partisinin zaferiyle sonuçlanıyor ve muhalefetin etkisiz kaldığı bir tablo çiziyor. Ancak bu seçimler, Navalni'nin zehirlenmesi ve ardından tutuklanması, bağımsız medyanın susturulması ve sivil toplum kuruluşlarının kapatılması gibi olayların gölgesinde gerçekleşti. Yurt dışındaki Ruslar için oy kullanmak, demokratik haklarını kullanma ve seslerini duyurma çabası olarak öne çıkıyor. Ne var ki, seçim sonuçlarının Rusya'nın iç ve dış politikasında köklü bir değişiklik yaratması beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'daki seçimler ve yurt dışındaki muhalif oylar, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, Türk dış politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında denge politikası izlerken, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılmamış ve arabuluculuk rolü üstlenmişti. Seçim sonrası Putin'in konumunu güçlendirmesi, Türkiye'nin bölgesel denklemde Rusya ile ilişkilerini nasıl yöneteceği sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, yurt dışındaki Rus muhaliflerin Türkiye'de de oy kullanma imkanı bulması, Türkiye'de yaşayan Rus vatandaşlarının siyasi tercihlerini göstermesi açısından dikkat çekici. Ancak bu eylemlerin Türkiye- Rusya ilişkilerine somut bir etkisi olması beklenmiyor. Yine de savaşın uzaması, enerji ve tahıl koridoru gibi konularda Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir.