İngiltere'de yıllarca kız çocuklarına sistematik cinsel istismarda bulunan Rochdale çetesinin lideri Şabir Ahmed'in (72) bu hafta cezaevinden tahliye edilmesi bekleniyor. Ancak mağdurlara gönderilen bir mektupta, Ahmed'in ülkeden sınır dışı edilemeyeceği bildirildi. Göçmenlik Yasası'ndaki hükümler, Pakistan uyruklu Ahmed'in serbest kaldıktan sonra ülkesine gönderilmesine engel oluyor. Bu durum, adalet sistemine olan güveni sarsarken mağdurlar ve ailelerinde büyük hayal kırıklığı yarattı.
Çetenin işlediği suçlar ve yargı süreci
Rochdale çetesi, 2008-2013 yılları arasında 12-16 yaşlarındaki kız çocuklarını hedef almış, onları alkol ve uyuşturucuyla kandırarak cinsel istismarda bulunmuştu. 2012 yılında dokuz çete üyesi toplam 77 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ahmed, çetenin lideri olarak 22 yıl hapis cezası almış ve 2016'da bu ceza 35 yıla çıkarılmıştı. Ancak İngiltere'de cezanın yarısını çeken hükümlüler, belirli koşullar altında tahliye edilebiliyor. Ahmed de bu düzenleme kapsamında serbest kalacak.
Sınır dışı edilememe kararının gerekçesi
İçişleri Bakanlığı tarafından mağdurlara gönderilen mektupta, Ahmed'in sınır dışı edilememesinin nedeni olarak İnsan Hakları Yasası ve Göçmenlik Yasası'ndaki maddelere atıfta bulunuldu. Yasa, bir kişinin işkence veya insanlık dışı muamele riski altında olacağı bir ülkeye gönderilmesini yasaklıyor. Pakistan'ın insan hakları sicilinin bu tür suçlular için güvenli bir ortam sağlamadığı değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca Ahmed'in İngiltere'de yaşamaya devam etmesinin kamu güvenliği açısından risk oluşturmayacağı iddia ediliyor. Ancak bu karar, mağdurların adalete olan inancını zedeledi.
Mağdurların ve kamuoyunun tepkisi
Mağdurlar, Ahmed'in içeride sadece birkaç yıl kalmasına bozulurken sınır dışı edilmemesini de "adaletin tamamen başarısız olması" olarak nitelendirdi. Bir mağdurun annesi, "Kızım hayat boyu travma yaşarken bu adamın sokaklarda özgürce dolaşması kabul edilemez" dedi. Muhafazakar Parti milletvekilleri de hükümeti eleştirerek yasal boşlukların giderilmesini talep etti. Başbakan Rishi Sunak konuyla ilgili "Son derece endişeliyim" dese de mevcut yasaların değiştirilmesi için net bir adım atmadı.
Benzer vakalar ve tartışmalar
Rochdale çetesi, İngiltere'de son yıllarda ortaya çıkan bir dizi benzer vakanın sadece bir örneği. Telford, Oxford ve Rotherham gibi şehirlerde de benzer çeteler faaliyet göstermişti. Bu davalarda faillerin çoğunlukla Pakistan kökenli İngiliz vatandaşları olması, göç ve entegrasyon politikalarını tartışmaya açtı. Sınır dışı edilememe kararları ise İngiltere'nin insan hakları taahhütleri ile ulusal güvenlik arasında sıkışıp kaldığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu vaka, suçluların sınır dışı edilmesi konusunda uluslararası hukuk ile ulusal güvenlik arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Türkiye de benzer şekilde, terör suçluları veya organize suç üyelerinin iade ve sınır dışı işlemlerinde insan hakları gerekçeleriyle engellerle karşılaşabiliyor. AB ülkeleri ile yapılan geri kabul anlaşmalarında bu tür hassasiyetler zaman zaman süreçleri tıkayabiliyor. Türkiye'nin kendi yargı sisteminde suçluların cezalarını tam olarak çekmesi ve sınır dışı süreçlerinde yasal boşlukların olmaması, adalet algısını güçlendiren bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu haber, uluslararası adalet mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda kamu güvenliğinin nasıl tehlikeye girebileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.