Kremlin'in uzun süredir en sert muhaliflerinden biri olan eski dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir sonraki hamlesinin Baltık ülkelerine yönelik bir askeri müdahale olacağı uyarısında bulundu. Kasparov, Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik derin darbe saldırılarının Moskova'yı köşeye sıkıştırdığını ve Putin’in dikkatini NATO'nun doğu kanadına çevireceğini savunuyor. Bu iddia, Batılı istihbarat kaynaklarının da Rusya'nın Baltık bölgesinde olası bir provokasyona hazırlandığı yönündeki raporlarıyla örtüşüyor.
Rus muhalifin çarpıcı iddiası
Garry Kasparov, son açıklamasında Ukrayna'nın batıdan aldığı uzun menzilli silahlarla Rusya'nın derinliklerine düzenlediği saldırıların Putin yönetimini ciddi biçimde rahatsız ettiğini belirtti. Kasparov'a göre bu saldırılar, Kiev'in müzakere masasında elini güçlendirme stratejisinin bir parçası. Ancak Rus lider, bu baskıyı Batı'ya karşı yeni bir güç testine dönüştürmek isteyecek. "Putin, Baltık ülkelerine yönelik sınırlı bir askeri harekatla Batı'nın tepkisini ölçmek ve NATO'nun dayanışmasını test etmek isteyecektir" diyen Kasparov, Kremlin'in savaşı Ukrayna dışına taşıma planları yaptığını öne sürdü.
Moskova yönetimi ise bu iddiaları resmi olarak yalanlamış değil. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüleri, NATO'nun doğu kanadındaki askeri yığınağına dikkat çekerek "Rusya'nın kendini savunma hakkı saklıdır" mesajını yineliyor. Baltık ülkeleri ise son aylarda sınır güvenliklerini artırdıklarını ve NATO'nun hızlı müdahale güçlerini bölgeye konuşlandırdığını duyurdu. Estonya Savunma Bakanlığı, Rusya'nın Kaliningrad eksklavında konuşlu askeri varlığını son bir yılda yüzde 30 oranında artırdığını tespit ettiklerini açıkladı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Uzmanlar, olası bir Baltık müdahalesinin II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın en büyük güvenlik krizine yol açabileceği görüşünde. NATO'nun 5. maddesi gereği bir üye ülkeye yapılacak saldırı ittifakın tamamına yapılmış sayılacağından, Rusya'nın Baltık'ta atacağı her adım doğrudan bir NATO-Rusya çatışması riskini beraberinde getiriyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) son raporu, Rusya'nın Baltık ülkelerine karşı "hibrit savaş" taktikleri kullanabileceğini, siber saldırılar ve provokasyonlarla NATO'nun kararlılığını sınayabileceğini belirtiyor.
Öte yandan Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni bir yaptırım paketi üzerinde çalışıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Baltık Denizi bölgesi Avrupa'nın güvenliği için kritik öneme sahiptir. Her türlü provokasyona karşı hazırlıklı olmalıyız" dedi. İngiltere Savunma Bakanlığı ise Baltık'ta devriye gezen Kraliyet Donanması gemilerinin sayısını artırdığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun güney kanadında kilit bir müttefik olarak Baltık'ta yaşanacak bir krizden doğrudan etkilenecektir. Rusya'nın NATO'nun doğu sınırlarında yaratacağı bir gerginlik, Karadeniz'deki mevcut dengeleri de etkileyebilir. Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'nden doğan boğazlar üzerindeki kontrolü, olası bir geniş çaplı krizde daha da stratejik hale gelebilir. Ayrıca Ankara'nın Ukrayna savaşında oynadığı arabuluculuk rolü, Baltık senaryosunda da devreye girebilir. Ancak Türkiye'nin Rusya ile ekonomik ilişkileri ve enerji bağımlılığı, kriz yönetiminde ince bir denge kurmasını gerektirecektir.