Çekya'nın başkenti Prag'da pazar günü binlerce kişi, popülist Başbakan Andrej Babiš liderliğindeki koalisyon hükümetinin kamu yayıncıları için önerdiği finansman reformunu protesto etmek amacıyla bir araya geldi. Göstericiler, Çek kamu televizyonunun merkez binası önünde toplanarak, hükümetin planının kamu yayıncılığının bağımsızlığını tehdit ettiğini savundu. Protestocular, ''Özgür medya istiyoruz'' ve ''Sansüre hayır'' yazılı pankartlar taşıdı. Organizatörler, katılımın 15 bin kişiyi aştığını belirtirken, polis resmi bir sayı vermedi.
Reformun arka planı ve tartışmalı noktaları
Babiš hükümetinin önerdiği yasa, kamu yayıncıları Česká Televize (Çek Televizyonu) ve Český Rozhlas'ın (Çek Radyosu) finansman modelini kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Mevcut sistemde, her hane yıllık sabit bir lisans ücreti öderken, yeni plan bu ücreti doğrudan devlet bütçesinden karşılanan bir yöntemle değiştiriyor. Eleştirmenler, bu değişikliğin hükümetin yayıncılar üzerindeki siyasi etkisini artıracağını ve bağımsız haberciliği zayıflatacağını iddia ediyor. Ayrıca, yasa aynı anda kamu yayıncılarının reklam gelirlerine sınırlama getiriyor ve yönetim kuruluna hükümet tarafından atanan üyeler ekliyor. Babiš ise reformun ''vergi mükelleflerine yükü azaltacağını'' ve ''modern, verimli bir yayıncılık modeli'' oluşturacağını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Orta Avrupa'da medya özgürlüğü mücadelesi
Çekya'daki bu protesto, son yıllarda Orta Avrupa'da kamu yayıncılığının bağımsızlığını tehdit eden popülist hükümetlerin eylemlerine karşı büyüyen bir direnişin parçası olarak görülüyor. Macaristan'da Viktor Orbán ve Polonya'da geçmişteki PiS hükümetleri benzer şekilde kamu medyasını kendi kontrollerine alırken, Brüksel bu ülkelerdeki basın özgürlüğü erozyonunu sık sık eleştirmişti. AB Konseyi'nin Medya Özgürlüğü Endeksi'nde Çekya, son yıllarda düşüş göstererek ''kısmen özgür'' kategorisine gerilemiş durumda. Uluslararası Af Örgütü ve Basın Özgürlüğü Örgütü (RSF) gibi kuruluşlar da Çek hükümetinin planını ''kabul edilemez'' olarak nitelendirerek, Brüksel'i bu konuda müdahale etmeye çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çekya'daki medya reformu tartışmaları, Türkiye'de kamu yayıncılığına dair benzer endişeleri hatırlatıyor. TRT gibi kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ulusal ve uluslararası alanda uzun süredir eleştiriler bulunuyor. Bu gelişme, Avrupa Birliği'nin medya özgürlüğü konusunda hassas olduğunu ve popülist hükümetlerin bu alandaki girişimlerine karşı toplumsal tepkilerin büyüyebileceğini gösteriyor. Türkiye'nin AB'yle olan ilişkileri bağlamında, medya özgürlüğü konusu kritik bir başlık olmaya devam ediyor.