İngiltere'nin Portsmouth kentinde meydana gelen olaylarda, yüzlerce aşırı sağcı eylemci, sığınmacıları taşıyan araçların geçişini engellemeye çalıştı. Bazı eylemcilerin yüzlerini balaklava ile gizlediği görüldü. Hükümet, olayın ardından yaptığı açıklamada, aşırı sağcı aktivistlerin "serserice ve sindirici davranışlarını" sert bir şekilde kınadı. Olay, ülkede göçmen karşıtı gerilimin arttığı bir dönemde meydana geldi.
Olayın Arka Planı
Portsmouth'ta toplanan kalabalık, sığınmacıların işlem merkezlerine taşınmasını sağlayan araçların önünü kesti. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, grup üyeleri araçlara doğru yürüyerek sürücüleri durmaya zorladı. Polis, olay yerine hızla müdahale ederek grubu dağıtmaya çalıştı ve bazı kişileri gözaltına aldı. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bu tür serserice ve sindirici davranışlara asla müsamaha gösterilmeyecektir. Herkesin yasa önünde hesap vereceğini bilmesi gerekir." denildi. Hükümet yetkilileri, sığınmacıların güvenliğinin sağlanacağını ve göçmen işlemlerinin aksamayacağını vurguladı.
Olayın, son dönemde İngiltere'de artan aşırı sağcı eylemlerin bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Ülkeye yönelik düzensiz göçün artması, bazı grupların sokak eylemlerini tetiklemiş durumda. Geçtiğimiz aylarda başka kentlerde de benzer olaylar yaşanmış, sığınmacı barınma merkezlerine yönelik saldırılar düzenlenmişti. Uzmanlar, bu tür eylemlerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, Portsmouth olayı sırasında bazı eylemciler, sığınmacıları taşıyan araçların lastiklerini patlatmaya çalıştı ve araçlara zarar verdi. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Gözaltına alınanlar arasında, daha önce de şiddet eylemlerine karıştığı tespit edilen kişilerin bulunduğu öğrenildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu olay, Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ dalgasının bir yansıması olarak görülüyor. Almanya, Fransa, İtalya gibi ülkelerde de göçmen karşıtı söylemler ve eylemler artış gösterdi. Avrupa Birliği, göç politikalarını sıkılaştırma yönünde adımlar atarken, sivil toplum kuruluşları bu politikaların sığınmacı haklarını ihlal ettiğini savunuyor. İngiltere'de hükümet, yasadışı göçle mücadele kapsamında Ruanda planı gibi tartışmalı uygulamaları hayata geçirmeye çalışıyor. Ancak bu politikalar, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda eleştiriliyor. Portsmouth olayı, göç konusunun İngiliz siyasetinde ne kadar hassas bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Uluslararası kamuoyu, İngiltere'deki aşırı sağ eylemleri endişeyle izliyor. İnsan hakları örgütleri, hükümeti yeterince önlem almamakla eleştirirken, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) sığınmacıların korunması çağrısında bulundu. Olay, İngiltere'nin insan hakları karnesini de tartışmaya açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki aşırı sağ eylemler, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Suriye ve Afganistan başta olmak üzere milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapıyor ve göç yönetiminde kritik bir aktör. Avrupa'da yükselen göçmen karşıtı söylemler, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü göç mutabakatını ve vize serbestisi müzakerelerini etkileyebilir. Ayrıca, Türk vatandaşlarının Avrupa'da aşırı sağ saldırılara maruz kalma riski artıyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin Avrupa'daki Türk toplumunun güvenliği konusundaki hassasiyetini artırıyor.