Stockholm, 7 Eylül — İsveç'te 11 Eylül Pazar günü yapılacak genel seçimler öncesinde, Novus araştırma şirketinin yayımladığı son anket, iktidardaki sağ blok ile ana muhalefetteki sosyal demokrat liderliğindeki merkez sol ittifak arasındaki farkın kapandığını ortaya koydu. Ankete göre, Liberal Parti (Liberalerna) yıllar sonra ilk kez parlamentoya girmek için gereken yüzde 4'lük seçim barajını aşmayı başardı.
Seçim Yarışında Son Durum
Novus'un son anketi, İsveç siyasetinde uzun süredir görülen en çekişmeli seçimlerden birine işaret ediyor. Sağ blok, Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki Ilımlı Parti (Moderaterna), Hristiyan Demokratlar (Kristdemokraterna), İsveç Demokratları (Sverigedemokraterna) ve Liberal Parti'den oluşuyor. Anket sonuçlarına göre sağ blok, merkez sol koalisyonun hemen gerisinde ve aradaki fark giderek kapanıyor.
Merkez sol cephede ise Sosyal Demokratlar (Socialdemokraterna), Çevre Partisi (Miljöpartiet), Sol Parti (Vänsterpartiet) ve Merkez Parti (Centerpartiet) yer alıyor. Muhalefet lideri Magdalena Andersson, seçim kampanyasını sosyal refah devleti ve iklim politikaları üzerine kurmuş durumda.
Liberal Parti'nin barajı aşması, sağ blok için kritik önem taşıyor. Zira parti, yıllardır anketlerde yüzde 4'ün altında görünüyordu ve bu durum sağ blokun parlamento çoğunluğunu tehlikeye atıyordu. Son anket, Liberal Parti'nin oy oranını yüzde 4,2 civarında göstererek bu endişeyi bir ölçüde giderdi.
Seçim Barajı ve Siyasi Dengeler
İsveç'te parlamento (Riksdag) seçimlerinde yüzde 4'lük ülke barajı uygulanıyor. Bu barajı geçemeyen partiler parlamento dışı kalıyor. Liberal Parti'nin barajı aşması, sağ blokun 349 sandalyeli parlamentoda çoğunluğu elde etme şansını artırıyor. Ancak anketlerin hata payı göz önüne alındığında, seçim sonuçları hâlâ belirsizliğini koruyor.
Seçim kampanyasının ana gündem maddeleri arasında artan enflasyon ve yaşam maliyeti, enerji fiyatları, suç ve göç politikaları ile sağlık hizmetleri yer alıyor. İsveç, NATO'ya katılım sürecini tamamlamış olsa da, savunma ve güvenlik politikaları da seçmenin öncelikleri arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsveç, Kuzey Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden biri ve Avrupa Birliği'nin önemli bir üyesi. Ülkedeki siyasi istikrar, bölgesel dengeler açısından da kritik. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası İsveç'in NATO üyeliği, Baltık Denizi bölgesindeki güvenlik mimarisini değiştirdi. Seçim sonuçları, İsveç'in bundan sonraki dış ve güvenlik politikalarını da etkileyecek.
Sağ blokun kazanması durumunda, göç ve entegrasyon politikalarında daha sert tedbirler bekleniyor. Merkez solun zaferi ise refah devleti uygulamalarının güçlendirilmesi ve yeşil dönüşümde daha iddialı adımlar anlamına gelebilir. Her iki senaryoda da İsveç'in AB içindeki rolü ve NATO müttefikliği çerçevesinde transatlantik ilişkilerde önemli bir konumda olduğu açık.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'teki seçim, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğurabilir. İsveç'in NATO üyelik sürecinde Türkiye ile yaşadığı anlaşmazlıklar, özellikle PKK/YPG ve FETÖ mensuplarının iadesi konusundaki talepler, iki ülke ilişkilerinde önemli bir gündem maddesiydi. Seçim sonrası kurulacak hükümetin bu konulardaki tutumu, Türkiye-İsveç ilişkilerinin seyrini belirleyecek. Ayrıca İsveç'te yaşayan Türk vatandaşları ve göçmen kökenli topluluklar açısından da seçim sonuçları, entegrasyon ve göç politikaları bağlamında yakından takip ediliyor. Türkiye, İsveç ile AB üyeliği sürecinde diyalog kanallarını açık tutmayı ve savunma sanayii iş birliğini geliştirmeyi hedefliyor.