Londra ve Çin'de toplam 10 kadını uyuşturarak tecavüz etmekten hüküm giyen Zhenhao Zou'nun, polis tarafından başka suçlamalarla da bağlantılı olduğu açıklandı. Yetkililer, Zou'nun daha fazla mağduru olabileceği şüphesiyle soruşturmayı genişletti. Zou, Çin vatandaşı olup, İngiltere'de yaşarken işlediği suçlar nedeniyle uzun süreli hapis cezasına çarptırılmıştı. Polis, Zou'nun faaliyetlerinin boyutunun ilk tahminlerden daha geniş olabileceğini belirtiyor.
Olayın Geçmişi ve Zou'nun Suçları
Zhenhao Zou, ilk olarak Londra'da 2017-2020 yılları arasında çeşitli mekanlarda kadınları uyuşturucu madde ile etkisiz hale getirip tecavüz etmekle suçlandı. Yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunan Zou, İngiliz mahkemeleri tarafından 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Zou'nun aynı yöntemle Çin'de de benzer suçlar işlediği ortaya çıktı. Çin'deki mağdurların sayısının en az 10 olduğu, fakat gerçek sayının daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Zou'nun, kurbanlarını genellikle sosyal medya ve çevrimiçi platformlar üzerinden hedef aldığı, onlarla buluşup içeceklerine uyuşturucu kattığı tespit edildi. Polis, Zou'nun suçlarını planlı ve sistematik bir şekilde işlediğini vurguluyor.
Londra Emniyeti yetkilileri, Zou'nun bilgisayarında ve telefonunda yapılan incelemelerde, başka kadınlara ait fotoğraf ve videolar bulunduğunu açıkladı. Bu materyaller, Zou'nun daha fazla mağduru olabileceği yönünde güçlü deliller sunuyor. Ayrıca, Zou'nun suç işlediği dönemde kullandığı takma isimler ve kimlikler de araştırma kapsamında. Polis, Zou'nun mağdurlarını tehdit ederek susmalarını sağladığını, bazı mağdurların ise olayı hatırlamadığını belirtiyor. Bu nedenle, yeni mağdurların ortaya çıkması için çağrı yapıldı.
Zou'nun avukatı, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini ancak işbirliği yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ancak polis, Zou'nun suçlarını kabul etmeye yanaşmadığını, delillerin ise çok güçlü olduğunu ifade ediyor. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran dava, İngiltere ve Çin arasında adli işbirliği konusunu da gündeme getirdi. İki ülke arasında suçluların iadesi anlaşması bulunmuyor, bu da soruşturmayı zorlaştırıyor. Çin makamları, Zou'nun Çin'de de yargılanması için girişimlerde bulunacağını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zhenhao Zou davası, yalnızca bireysel bir suç hikayesi olmanın ötesinde, uluslararası öğrenci hareketliliği, göçmenlik ve güvenlik konularını da kapsıyor. Zou, İngiltere'de öğrenci vizesiyle bulunuyordu ve suçlarını bu süre zarfında işledi. Bu durum, yabancı öğrencilere yönelik güvenlik taramalarının yeterliliğini sorgulatıyor. İngiliz yetkililer, benzer olayların önlenmesi için üniversitelerle işbirliği yapılması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan, davanın Çin'e uzanan ayağı, Çin'in yurt dışındaki vatandaşlarının işlediği suçlara yaklaşımını da gündeme taşıdı. Çin, genellikle vatandaşlarını korumak için diplomatik kanalları kullanırken, bu tür ciddi suçlarda işbirliği yapma eğiliminde. Ancak Zou'nun Çin'de de suç işlemiş olması, Pekin için hassas bir denge oluşturuyor.
Uluslararası alanda, kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı vakaları son yıllarda daha fazla görünürlük kazandı. #MeToo hareketi sonrası birçok ülkede yasal düzenlemeler sıkılaştırıldı. Ancak sınır aşan suçlarda işbirliği hala yetersiz. Interpol gibi kuruluşlar aracılığıyla yürütülen soruşturmalar, ülkeler arası hukuki farklılıklar nedeniyle tıkanabiliyor. Zou davası, bu tür vakalarda ortak bir hukuki çerçeve ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu. Ayrıca, mağdurların korunması ve desteklenmesi konusunda da uluslararası standartların güçlendirilmesi gerekiyor. İngiltere'deki mağdur destek kuruluşları, Zou gibi faillerin cezalandırılmasının yanı sıra mağdurların psikolojik ve hukuki yardım almasının önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda artan sayıda uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor ve benzer güvenlik riskleriyle karşı karşıya. Zhenhao Zou davası, yabancı uyruklu bireylerin işlediği cinsel suçlarda uluslararası işbirliğinin önemini gösteriyor. Türkiye, Interpol ve diğer mekanizmalar aracılığıyla suçluların takibinde aktif rol almalı. Ayrıca, üniversiteler ve emniyet birimleri arasında koordinasyon güçlendirilerek, öğrenci vizesiyle gelen kişilerin geçmişlerinin daha etkin taranması sağlanabilir. Mağdurların korunması için yasal ve psikolojik destek mekanizmaları yaygınlaştırılmalı. Bu dava, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde kadına yönelik şiddetle mücadelede daha etkin adımlar atması gerektiğini hatırlatıyor.