Polonya, Avrupa Birliği'nin eşcinsel hakları konusunda en muhafazakar ülkelerinden biri olarak bilinirken, Mayıs ayı sonunda yürürlüğe giren yeni bir uygulamayla yurt dışında yapılan eşcinsel evliliklerin tanınmasına karar verdi. Bu düzenleme, Polonya'da yasal olarak mümkün olmayan eşcinsel evliliklerin, başka bir ülkede kıyıldığı takdirde Polonya makamları tarafından resmen tanınmasını sağlıyor. Karar, özellikle LGBTQ+ bireyler ve hak savunucuları tarafından memnuniyetle karşılanırken, ülkedeki muhafazakar çevrelerden tepki çekiyor.
Yeni düzenlemenin ayrıntıları
Polonya'da ne eşcinsel evlilik ne de sivil birliktelik yasal olarak tanınmıyor. Ülkenin anayasası, evliliği kadın ve erkek arasında tanımlıyor. Ancak Avrupa Adalet Divanı'nın (ECJ) 2018'de verdiği bir karar, AB üyesi ülkelerin, başka bir AB ülkesinde yasal olarak evlenmiş eşcinsel çiftlere oturma izni vermesi gerektiğini hükme bağlamıştı. Polonya, bu karara rağmen uzun süre direnmiş, ancak Mayıs 2024'te İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı bir genelgeyle, yurt dışında yapılan eşcinsel evliliklerin Polonya'da hukuki sonuç doğurmasının önünü açtı. Genelge, Polonyalı yetkililere, başka bir ülkede evlenmiş eşcinsel çiftlerin medeni durumunu kayıt altına alma ve bu çiftlere bazı haklar tanıma talimatı veriyor.
Uygulama kapsamında, eşcinsel çiftler artık Polonya'da birlikte yaşama, ortak mülkiyet ve miras gibi konularda hak talebinde bulunabilecek. Ancak evlat edinme gibi bazı konularda henüz net bir düzenleme bulunmuyor. Polonya'daki LGBT+ örgütleri, bu adımı "tarihi bir kazanım" olarak nitelendirirken, daha kapsamlı bir eşcinsel evlilik yasası için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.
AB ve bölgesel boyut
Polonya'nın bu kararı, AB içinde eşcinsel hakları konusunda devam eden hukuki ve siyasi tartışmaların bir parçası. AB Komisyonu, üye ülkeleri ayrımcılıkla mücadele ve temel hakları koruma konusunda teşvik ederken, Polonya ve Macaristan gibi ülkeler uzun süre direnmişti. Polonya'da iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) muhafazakar politikaları, LGBT+ karşıtı söylemlerle biliniyor. Ancak Avrupa Adalet Divanı kararları ve AB fonlarının kesilmesi tehdidi, Varşova'yı adım atmaya zorladı. Bu gelişme, Orta Avrupa'da eşcinsel hakları konusunda bir domino etkisi yaratabilir. Özellikle Çekya ve Slovakya gibi benzer hukuki engellerle karşı karşıya olan ülkeler, Polonya'nın bu adımını yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de eşcinsel evlilik yasal olarak tanınmamakla birlikte, bu gelişme Türkiye'nin AB üyelik sürecinde temel haklar ve ayrımcılıkla mücadele kriterleri açısından sembolik bir önem taşıyor. Polonya'nın AB baskısıyla attığı bu adım, Türkiye'ye de AB müzakere sürecinde benzer konularda somut adımlar atması gerektiğini hatırlatıyor. Ancak Türkiye'nin iç siyasi dinamikleri ve muhafazakar toplum yapısı, kısa vadede benzer bir düzenlemenin gündeme gelmesini zorlaştırıyor. Bölgesel olarak ise, AB'nin temel haklar konusundaki ısrarı, aday ülkeler için bağlayıcı olmaya devam ediyor.