Birleşmiş Milletler (BM) bağımsız soruşturma komisyonu, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinli çocukları ‘kasten öldürdüğü’ iddialarını içeren bir rapor yayımladı. Raporda, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de ‘çocukluğun özünün yok edildiği’ belirtilirken, uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yapıldı. BM raportörü, Filistinli çocukların hedef alınmasının durmadığını ve bu durumun ‘sistematik’ bir hal aldığını ifade etti.
Raporda Neler Var?
BM tarafından atanan bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu (COI), raporunda İsrail güçlerinin Gazze'de çocukları hedef aldığına dair somut deliller sunduğunu iddia ediyor. Komisyon, özellikle okul, hastane ve ev gibi sivil alanlara yönelik saldırılarda çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiğini vurguluyor. Raporda, saldırıların ‘ayrım gözetmeksizin’ gerçekleştirildiği ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalleri anlamına geldiği ifade ediliyor. Komisyon Başkanı, çocuk ölümlerinin ‘kabul edilemez’ olduğunu belirterek, tüm taraflara çocukları koruma çağrısında bulundu. Rapor, ayrıca İsrail'in 7 Ekim'den sonra Gazze'ye yönelik hava saldırılarında çocukların orantısız bir şekilde zarar gördüğünü ortaya koyuyor. Komisyon, İsrail'in yanı sıra Hamas'ın da çocukları hedef alıp almadığını araştırdığını ancak raporda ağırlıklı olarak İsrail'in eylemlerine odaklandığını belirtiyor.
Raporda, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana Gazze'de 14 bin 500'den fazla çocuğun öldürüldüğü ifade ediliyor. Sağ kalan çocukların ise travma, yetersiz beslenme ve sağlık hizmeti eksikliği nedeniyle derin fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşadığı kaydediliyor. BM raportörü, uluslararası toplumun bu duruma seyirci kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ‘Küresel bir vicdan çağrısı yapıyoruz’ dedi.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Süreç
Raporun yayımlanmasının ardından birçok insan hakları örgütü ve bazı hükümetler İsrail'e yönelik yaptırım çağrısında bulundu. Özellikle Avrupa Birliği (AB) ve ABD'nin, rapordaki iddialarla ilgili olarak tutumunu netleştirmesi bekleniyor. Bu arada, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) de Gazze'deki savaş suçları iddialarını soruşturma aşamasında. BM raporu, bu soruşturmada kullanılabilecek önemli bir delil dosyası olarak değerlendiriliyor. İsrail ise raporu reddederek, kendisini ‘uluslararası hukuka uygun hareket etmekle’ suçlayanları eleştirdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, raporun ‘taraflı’ ve ‘gerçek dışı’ olduğunu iddia ederek, Hamas'ın sivil kayıplarına neden olduğunu savundu.
Bu arada, BM Raporunun Ortadoğu'da yeni bir diplomatik krize yol açması bekleniyor. Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkelerin çabaları devam ederken, rapor taraflar arasında gerilimi daha da tırmandırabilir. Uzmanlar, raporun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) oylamaya sunulması durumunda veto yetkisine sahip ülkelerin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) tutumunun belirleyici olacağını ifade ediyor. ABD'nin daha önce İsrail aleyhine verilen birçok kararı veto ettiği hatırlatılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu rapor, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumu ile örtüşmektedir. Ankara, savaşın başından bu yana sivillerin, özellikle çocukların hedef alınmasını eleştirmekte ve ateşkes çağrıları yapmaktadır. Rapor, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine yürüttüğü diplomasiyi güçlendirecek argümanlar sunuyor. Ayrıca, rapordaki insan hakları ihlali iddiaları, Türkiye'nin insani yardım çabalarını ve bölgedeki nüfuzunu artırma girişimlerini meşrulaştırabilir. Öte yandan, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atan Türkiye'nin, bu tür raporların diplomatik ilişkilerini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği merak konusu. Türkiye'nin de BMGK'da bu rapora verdiği destek, dış politikada Filistin yanlısı çizgisini koruduğunu ABD ve AB'ye gösterme açısından kritik olacaktır.