Dünyanın en büyük tahvil yatırım fonu yöneticilerinden Pacific Investment Management Co. (Pimco), karmaşık kredi yapılarındaki hızlı büyümenin 2008 küresel finans krizi öncesindeki birikimi hatırlattığı uyarısında bulundu. Pimco'nun baş yatırım sorumlusu Dan Ivascyn, yatırımcılara gönderdiği bir notta, "finansal mühendisliğin kriz öncesi döneme benzer şekilde yeniden canlandığını" belirtti. Ivascyn, özellikle kredi temerrüt takasları (CDS) ve sentetik risk transferi (SRT) gibi türev ürünlerdeki artışa dikkat çekti. Bu ürünler, bankaların kredi risklerini başka yatırımcılara devretmelerine olanak tanıyor ancak aynı zamanda sistemik riskleri de beraberinde getiriyor. Pimco'nun uyarısı, küresel merkez bankalarının faiz oranlarını artırmaya devam ettiği ve likiditenin daraldığı bir döneme denk geliyor.
Finansal mühendislik yeniden yükselişte
Karmaşık kredi yapıları, özellikle 2008 krizinin ardından sıkı düzenlemelerle kontrol altına alınmıştı. Ancak son yıllarda, düşük faiz ortamı ve yatırımcıların getiri arayışı, bu ürünlerin yeniden popüler hale gelmesine yol açtı. Ivascyn, "Bugün piyasada gördüğümüz yapılar, 2005-2007 dönemindekilerle ciddi benzerlikler taşıyor. O zaman olduğu gibi, risklerin yeterince fiyatlanmadığı ve şeffaflığın sınırlı olduğu alanlar var" dedi. Özellikle özel kredi piyasalarındaki büyüme ve getiri arayışı nedeniyle oluşturulan yapılandırılmış ürünler, denetim otoritelerinin radarına girmiş durumda. Avrupa'da bankalar tarafından kullanılan SRT işlemleri, 2022'de rekor seviyeye ulaşarak 180 milyar avroyu aştı. Bu işlemler, bankaların sermaye gereksinimlerini azaltmak için kredi portföylerinin bir kısmını sigorta şirketleri ve hedge fonları gibi yatırımcılara aktarmasını sağlıyor. Ancak Ivascyn, bu risk transferinin nihayetinde sistemin kırılganlığını artırabileceği konusunda uyarıyor.
Küresel ekonomi için riskler
Pimco'nun uyarısı, küresel ekonominin belirsizliklerle boğuştuğu bir dönemde geldi. Merkez bankaları enflasyonla mücadele için faizleri yükseltirken, kredi koşulları sıkılaşıyor ve bazı ülkelerde resesyon endişeleri artıyor. Ivascyn, karmaşık kredi yapılarının bu ortamda bir şok emici olmaktan çok, şok yayıcı olabileceğini ifade etti. "Eğer büyük bir kredi olayı yaşanırsa, bu yapıların zincirleme etkileri 2008'dekine benzer olabilir" dedi. Pimco, varlık fiyatlarındaki dengesizliklere karşı temkinli olduğunu ve portföyünde daha likit ve kaliteli varlıklara yöneldiğini açıkladı. ABD'deki bölgesel banka krizinin ardından, bu tür uyarılar daha da önem kazandı. Özellikle ticari gayrimenkul piyasasındaki sıkıntılar ve artan iflas oranları, kredi risklerinin yoğunlaştığı alanlar olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pimco'nun uyarısı, Türkiye ekonomisi için küresel risklerin arttığını hatırlatıyor. Türkiye, yüksek dış borç ve cari açık nedeniyle küresel likidite daralmasına ve risk iştahındaki değişimlere karşı hassas. Karmaşık kredi ürünlerindeki olası bir çözülme, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türk bankalarının uluslararası piyasalarda kullandığı türev ürünlerin getirdiği risklerin denetlenmesi önem kazanıyor. Merkez Bankası'nın sıkı para politikasına rağmen, küresel bir şok durumunda Türkiye'nin kırılganlığı artabilir. Bu nedenle, finansal istikrarı korumak için makro ihtiyati tedbirlerin ve düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekiyor.