Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin tırmanması ve Yemen merkezli Husilerin Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını hedef alma riski, küresel petrol fiyatlarını iki ayın ardından yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine taşıdı. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, Pazartesi günü Asya piyasalarında yüzde 4'ün üzerinde artışla 101,5 dolara kadar yükseldi. Bu, Haziran ayından bu yana görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Analistler, Husilerin Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki kritik deniz yollarında düzenlediği saldırıların, Suudi petrolünün dünya pazarlarına ulaşmasını ciddi şekilde engelleyebileceği endişesiyle yükselişin devam edebileceğini belirtiyor.
Artan gerilim ve arz riski
ABD yönetimi, İran’a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırırken, ABD Donanması’na ait savaş gemilerinin son haftalarda Basra Körfezi'nde İran devrim muhafızlarına ait botlarla yaşadığı yakın temaslar, tansiyonu yükseltti. Bu gelişmeler, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirdi. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. Husiler ise Suudi Arabistan'ın doğusundaki petrol tesislerine insansız hava araçları ve füzelerle saldırı düzenleme kapasitesini artırdı. Suudi Arabistan, geçtiğimiz hafta Husilerin bir petrol terminaline düzenlediği saldırıyı püskürttüğünü açıklasa da, piyasalarda arz kesintisi korkusu hakim.
OPEC+ ülkeleri, talepteki yavaşlamaya rağmen üretim kısıtlamalarını sürdürme kararı alırken, Irak ve Kazakistan gibi bazı üyelerin kotalara uymaması da arz baskısını artırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), mevcut jeopolitik risklerin yanı sıra ABD'deki petrol rezervlerinin azalması ve Çin'den gelen talep artışı sinyallerinin fiyatları yukarı ittiğini vurguluyor. Uzmanlar, petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olması durumunda küresel enflasyonist baskıların yeniden güçleneceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yükselen petrol fiyatları sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini ve büyüme beklentilerini de etkiliyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed), faiz indirim planlarını jeopolitik riskler nedeniyle ertelerken, petrol fiyatlarındaki bu yeni yükseliş merkez bankalarının işini zorlaştırıyor. Özellikle enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler, artan petrol faturalarıyla karşı karşıya kalırken, Hindistan ve Güney Afrika gibi ülkelerde cari açıkların genişlemesi bekleniyor. Öte yandan Rusya, yaptırımlar altında petrol gelirlerini artırmak için yüksek fiyatları avantaja çevirmeye çalışıyor. Orta Doğu'daki istikrarsızlığın sürmesi halinde, analistler petrol fiyatlarının kısa vadede 110-120 dolar seviyelerine çıkabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ham petrol ve doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını ithal ettiği için petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan etkileniyor. 100 doların üzerindeki petrol, Türkiye'nin enerji faturasını artırırken, cari açık ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Doğu'daki gelişmelere duyarlılığı, bölgede artan gerginliğin güvenlik risklerini de beraberinde getirmesi nedeniyle iki kat artıyor. Ankara, hem enerji arz güvenliğini sağlamak hem de jeopolitik riskleri yönetmek için yerli enerji kaynaklarına ve alternatif tedarik yollarına yönelmeyi hızlandırmak durumunda.