Kızıldeniz'de İran destekli Yemenli Husilerin Suudi Arabistan'a ait en az bir petrol tankerine saldırmasıyla küresel enerji piyasalarında şok dalgası yaşanıyor. Perşembe sabahı itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı 98 doların üzerine fırladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yemen'deki Ensarullah hareketinin Tahran tarafından çatışmanın içine çekilmeye çalışıldığını belirtti. Saldırı, İsrail-Hamas savaşının bölgesel bir yangına dönüşme riskini artırırken, Kızıldeniz'deki ticari denizyolu trafiği de alarm durumuna geçti.
Gelişmenin arka planı
İran yanlısı Yemenli grup Ensarullah (Husiler), Perşembe günü yaptığı açıklamada Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait petrol tankerlerini hedef aldıklarını duyurdu. Grubun askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırının İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına misilleme olarak düzenlendiğini ve Suudi tankerlerinin İsrail'e giden rotayı kullandığını iddia etti. Suudi Arabistan ise olayı henüz doğrulamadı. Saldırı sonrası Brent petrolü yüzde 3,5 artışla varil başına 98,20 dolara yükseldi. Bu, son iki ayın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Husilerin İran tarafından "kandırıldığını" ve savaşa çekilmeye çalışıldığını ifade etti. Rubio, "İran, Yemen'deki vekillerini kullanarak bölgesel istikrarı bozmak istiyor. Ancak Husiler, Tahran'ın kendilerini kullandığını görmeli" dedi. Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ABD'yi "Yemen'deki direnişi şeytanlaştırmakla" suçladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kızıldeniz'deki bu saldırı, İsrail-Hamas savaşının bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini somutlaştırıyor. Babülmendep Boğazı'na yakın bölgede yaşanan bu gelişme, küresel deniz ticaretinin can damarlarından birini tehdit ediyor. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve Kızıldeniz üzerinden Avrupa ve Kuzey Amerika'ya sevkiyat yapıyor. Saldırı, Suudi petrolünün sigorta primlerini artırırken, alternatif rotaların (Ümit Burnu gibi) düşünülmesine yol açtı. Uzmanlar, böyle bir durumda nakliye sürelerinin uzayacağını ve maliyetlerin yükseleceğini belirtiyor. Ayrıca, saldırı İran ile ABD arasındaki gerilimi de tırmandırıyor. Rubio'nun açıklamaları, Biden yönetiminin İran'a karşı daha sert bir tutum alabileceğine işaret ediyor. Bölgedeki diğer aktörler ise endişeli. Mısır, Süveyş Kanalı'nın gelirlerinin azalmasından korkuyor; Yemen'deki iç savaşın yeniden alevlenmesi ise insani krizi derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kızıldeniz'deki bu saldırı, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticareti açısından kritik bir gelişmedir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden taşımaktadır. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırarak cari açığı büyütebilir ve enflasyonu tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve diğer Körfez ülkeleriyle ticareti de bu güzergâhı kullanmaktadır. Diplomatik açıdan, Türkiye hem İran hem de Suudi Arabistan ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bölgesel gerilimin artması Ankara'yı zorlayıcı bir pozisyona sokabilir. Türkiye'nin Kızıldeniz'de askeri varlığı (Katar ve Somali'deki üsler) ve Yemen'deki insani yardım çabaları göz önüne alındığında, bu gelişme Türk dış politikasında stratejik bir değerlendirme gerektirmektedir.