Peru'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için sandıklar açıldı. Sağ görüşlü aday Keiko Fujimori ile solcu Roberto Sanchez arasındaki yarış, ilk turda yaşanan lojistik aksaklıkların gölgesinde gerçekleşiyor. Yaklaşık 24 milyon seçmenin oy kullanacağı seçimlerde, ülkenin siyasi geleceği belirlenirken, bölgesel dengeleri de etkileyecek bir sonuç bekleniyor.
Seçim süreci ve adaylar
İlk turda oyların %28'ini alan Fujimori, babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 dönemindeki otoriter yönetimine atıfta bulunarak "güvenlik ve istikrar" vaat ediyor. Ancak Keiko, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya ve babasının insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştiriliyor. Roberto Sanchez ise devletçi ekonomi politikaları ve sosyal adalet vurgusuyla özellikle kırsal kesimde ve yoksul bölgelerde destek buluyor. Sanchez, ilk turda %26 oy almıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru seçimleri, Latin Amerika'da yükselen sol dalga ve Çin'in bölgedeki artan etkisi bağlamında önem taşıyor. Fujimori'nin zaferi, ABD ile yakın ilişkileri ve serbest piyasa politikalarını sürdürme anlamına gelirken, Sanchez'in kazanması, Peru'yu Venezüella ve Bolivya gibi sol hükümetlerin yanına konumlandırabilir. Ayrıca, Peru dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için seçim sonucu küresel emtia piyasalarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru seçimlerinin Türkiye ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamakla birlikte, Latin Amerika'da siyasi yönelim değişiklikleri, Türkiye'nin bölgeyle ticari ve diplomatik ilişkilerini etkileyebilir. Sol bir hükümetin işbaşına gelmesi, Türkiye'nin Venezüella ve Bolivya ile olan bağlarına benzer bir yakınlaşmaya yol açabilir. Ayrıca, Peru'nun bakır ihracatı, Türkiye'nin bakır ithalatı açısından dolaylı bir öneme sahiptir. Ancak mevcut ticaret hacmi sınırlı olduğundan, kısa vadede doğrudan bir etki beklenmemektedir.