Peru'da bugün yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları merakla bekleniyor. 33 milyon nüfuslu ülkede, 10 yıl içinde 9. cumhurbaşkanını belirleyecek olan bu seçim, adaylar arasındaki farkın yok denecek kadar az olması nedeniyle kıran kırana geçiyor. Sağ görüşlü aday Keiko Fujimori ile solcu öğretmen Pedro Castillo arasındaki yarışta, anketler iki adayın da yüzde 50’ye yakın oy aldığını gösteriyor. Seçim sonucunun ne zaman netleşeceği, oy sayımının hızına bağlı. Yetkililer, ilk resmi sonuçların birkaç gün içinde açıklanabileceğini belirtiyor.
Keiko Fujimori: Sert Suç Politikaları ve Tartışmalı Geçmiş
Keiko Fujimori, 1990-2000 yılları arasında ülkeyi demir yumrukla yöneten ve insan hakları ihlalleri nedeniyle 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Alberto Fujimori’nin kızı. Seçim kampanyasında suça karşı sert önlemler vaat eden Keiko, babasının otoriter yönetimine özlem duyan seçmenlerin oyuna talip. Ancak kendisi de yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarıyla karşı karşıya. 2011 ve 2016 seçimlerinde de aday olan Fujimori, bu kez ikinci tura kalmayı başardı. Rakibi Pedro Castillo ise kırsal kesimdeki yoksul çiftçiler ve öğretmenler arasında popüler. Yolsuzlukla mücadele, eğitim reformu ve doğal kaynakların millileştirilmesi vaatleriyle dikkat çeken Castillo, Peru'nun derin siyasi krizini çözmeyi hedefliyor.
Seçim süreci, ülkede artan siyasi istikrarsızlığın bir göstergesi. Son 10 yılda dört farklı cumhurbaşkanı görev yaptı; bunlardan biri istifa etti, biri azledildi, biri yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden alındı ve biri de Covid-19 salgını sırasında tartışmalı kararlarla karşı karşıya kaldı. Bu kısa dönemli liderlikler, ülkede yatırım ortamını ve ekonomik istikrarı olumsuz etkiledi. Peru, pandemi öncesi yıllık yüzde 3-4 büyüme kaydederken, 2020'de yüzde 11 küçüldü. Yeni cumhurbaşkanının, pandeminin etkilerini hafifletmek ve siyasi sistemi yeniden inşa etmek gibi zorlu bir görevi olacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Peru seçimleri, Latin Amerika'da yükselen siyasi kutuplaşmanın bir örneği. Bölgede Brezilya, Arjantin, Şili ve Kolombiya gibi ülkelerde de benzer şekilde sağ ve sol popülizm arasında gidip gelen siyasi tablolar var. Fujimori'nin zaferi, ABD ve uluslararası mali kuruluşlar tarafından tercih edilebilecek bir senaryo; çünkü eski başkanın serbest piyasa yanlısı politikaları, yabancı yatırımcılar için güven vericiydi. Ancak Fujimori'nin insan hakları sicili, özellikle AB ve ABD tarafından eleştiriliyor. Castillo'nun kazanması halinde ise Peru, Venezuela ve Bolivya gibi sol hükümetlerle daha yakın ilişkiler kurabilir. Bu, bölgesel enerji ve ticaret dengelerini değiştirebilir. Ayrıca, Peru dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için, seçim sonucu küresel bakır fiyatlarını da etkileyebilir. Castillo'nun madencilik sektöründe daha fazla devlet kontrolü vaadi, yatırımcıları tedirgin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki seçim sonuçları, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticari ilişkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, Peru ile 2020'de 300 milyon dolar civarında ticaret hacmine sahipti ve bu rakamı artırmayı hedefliyor. Her iki aday da Türkiye ile ilişkilerde belirgin bir farklılık öngörmese de, solcu Castillo'nun kazanması, Türkiye'nin bölgedeki diğer sol hükümetlerle (Venezuela, Küba) ilişkilerini güçlendirebilir. Öte yandan, Fujimori'nin serbest piyasa yanlısı politikaları, Türk şirketlerinin inşaat ve altyapı alanında Peru'da daha fazla iş yapmasına olanak tanıyabilir. Türkiye'nin stratejik hedefleri arasında Latin Amerika'ya açılım bulunuyor; bu nedenle istikrarlı bir Peru, Türk yatırımları için elverişli bir ortam sunacaktır.