Peru, 10 yıl içinde dokuzuncu cumhurbaşkanını seçmek için pazar günü sandık başına gidiyor. Muhafazakar aday Keiko Fujimori ile solcu Roberto Sanchez arasındaki ikinci tur seçim, siyasi kaos ve artan suç oranlarından bıkmış seçmenleri cezbetmeye çalışan iki aday arasında başa baş geçiyor. Fujimori, eski otoriter cumhurbaşkanı Alberto Fujimori'nin kızı olarak bilinirken, Sanchez ise halkçı vaatlerle öne çıkıyor. Seçim, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın bir yansıması olarak görülüyor; son 10 yılda birden fazla cumhurbaşkanı görevden alındı, istifa etti veya yolsuzluk skandallarıyla sarsıldı.
Gelişmenin arka planı
Peru, 2016'dan bu yana yolsuzluk skandalları ve siyasi çalkantılarla boğuşuyor. Eski cumhurbaşkanı Pedro Castillo'nun Aralık 2022'de görevden alınması, ardından yardımcısı Dina Boluarte'nin göreve gelmesi, ülkedeki siyasi krizi daha da derinleştirdi. Boluarte'nin yönetimi, protestolar karşısında sert güvenlik önlemleri alırken, yolsuzluk iddiaları ise devam ediyor.
Seçim kampanyasında Fujimori, güvenlik ve ekonomik istikrar vaat ederken, Sanchez ise sosyal adalet ve yoksullukla mücadele sözü veriyor. Her iki aday da yolsuzlukla mücadele ve ekonomik büyüme konusunda iddialı, ancak seçmenlerin büyük bir kısmı mevcut siyasi sisteme güvenmiyor. Son anketler, Fujimori'nin %40, Sanchez'in ise %38 oy oranına sahip olduğunu, kararsızların ise %22 seviyesinde olduğunu gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Peru'daki seçim, Latin Amerika'da giderek artan siyasi kutuplaşmanın bir örneği. Bölgede son yıllarda Brezilya, Arjantin ve Şili gibi ülkelerde de benzer sağ-sol çatışmaları yaşanıyor. Ayrıca, Peru'nun dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olması, seçim sonucunun küresel emtia piyasalarını etkileyebileceği anlamına geliyor. Madencilik şirketleri, özellikle Fujimori'nin daha iş dostu politikalarına sıcak bakarken, Sanchez'in çevre ve yerli hakları konusundaki vaatleri yatırımcıları tedirgin ediyor.
ABD ve Avrupa Birliği, seçimlerin adil ve şeffaf geçmesi için gözlemci gönderirken, Çin ise Peru'daki bakır ve altın yatırımlarını korumak adına her iki adayla da diyalog halinde. Seçim sonucu, Peru'nun uluslararası ittifaklarını ve ticaret politikalarını da şekillendirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticaret ortaklarından biri olmasa da, bölgedeki siyasi gelişmeler Türkiye'nin küresel etkisi açısından dolaylı önem taşıyor. Seçim sonucu, Latin Amerika'daki sol dalganın yükselmesi veya gerilemesi açısından belirleyici olabilir. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkileri genellikle ekonomik işbirliği ve kalkınma yardımları üzerine kurulu olduğu için, Peru'daki siyasi istikrar, Türkiye'nin bölgeye yönelik ticaret ve yatırım stratejilerini etkileyebilir. Ayrıca, Peru'daki bakır üretimi, küresel emtia fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin ithalat maliyetlerini dolaylı yoldan etkileyebilir.