Pentagon’un yayımladığı yeni bir rapor, ABD Başkanı Donald Trump’ın Yemen’de başlattığı askeri harekatın sivil kayıplar açısından ağır bir bilançoya yol açtığını ortaya koydu. Rapor, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, kazara sivil ölümlerini azaltmakla görevli özel bir ofisi dağıtmasının ardından gerçekleştirilen ilk büyük operasyonun, sivil halk üzerindeki etkisinin boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, harekat sırasında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, bunun da uluslararası hukuk ve insani normlar açısından ciddi endişeler yarattığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) raporu, Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarının sivil kayıplarını ayrıntılı şekilde belgeliyor. Söz konusu harekat, Ocak ayında Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, sivil kayıpların önlenmesine yönelik çalışmaları koordine eden Sivil Kayıpların Azaltılması ve Tepki Ofisi’ni (Civilian Harm Mitigation and Response Office) kapatma kararı almasının ardından başlatıldı. Bu ofis, 2018’de oluşturulmuş ve sivil kayıpların raporlanması, soruşturulması ve tazminat süreçlerini yürütüyordu. Ofisin kapatılması, insan hakları örgütleri ve Kongre üyeleri tarafından sert şekilde eleştirilmişti.
Pentagon raporunda, operasyonların hedef alınan bölgelerde yoğun sivil varlığına rağmen yürütüldüğü ve bu durumun kayıpların artmasına neden olduğu vurgulanıyor. Raporda ayrıca, hava saldırılarının bazılarının istihbarat zafiyeti nedeniyle yanlış hedefleri vurduğu, bu nedenle sivil kayıpların önlenememiş olabileceği ifade ediliyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Pentagon yetkilileri, raporun operasyonların gözden geçirilmesi amacıyla hazırlandığını ve gerekli derslerin çıkarılacağını söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen’deki sivil kayıplar, yıllardır süren iç savaşın ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesinin gölgesinde büyük bir insani krize yol açmış durumda. ABD’nin doğrudan askeri operasyonları, özellikle 2015’ten bu yana terörle mücadele kapsamında gerçekleştirilse de, bu tür raporlar uluslararası kamuoyunda ABD’nin Ortadoğu politikalarına yönelik eleştirileri artırıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen’de savaş nedeniyle on binlerce sivil hayatını kaybetti ve ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sahne oluyor.
Uzmanlar, ABD’nin sivil kayıpları azaltma mekanizmalarını zayıflatmasının, gelecekteki askeri operasyonlarda da benzer kayıpların yaşanabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Bu durum, ABD’nin uluslararası hukuk yükümlülükleri ve insan hakları normları çerçevesinde hesap verebilirliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Ayrıca, sivil kayıpların artması, bölgedeki radikal grupların propaganda malzemesi haline gelebiliyor ve ABD’nin bölgedeki ittifaklarını zayıflatabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin dış politikası açısından dolaylı etkiler barındırıyor. Türkiye, Yemen’deki insani krize duyarlılık gösteren ülkelerden biri olarak, sivil kayıpların artmasının bölgesel istikrara zarar verdiğini değerlendiriyor. Ayrıca, ABD’nin sivil kayıpları azaltma ofisini kapatması, müttefik ülkeler arasında güven sorununa yol açabilir. Türkiye, kendi sınır ötesi operasyonlarında sivil kayıpların önlenmesine büyük önem verdiğini sık sık vurgularken, bu tür raporlar uluslararası hukukun ve insani ilkelerin operasyonel kararlarda ne kadar belirleyici olduğu konusunda bir tartışma başlatabilir. Küresel ölçekte ise, bu raporun, askeri operasyonlarda sivil koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi yönündeki çağrıları güçlendirmesi bekleniyor.