ABD'nin Pennsylvania eyaletinde, aşı yaptırmamış iki kişinin kızamık nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Bu ölümler, eyalette 35 yıl aradan sonra görülen ilk kızamık vakaları olurken, ülke genelinde bu yılki ilk ölümler olarak kayıtlara geçti. Sağlık yetkilileri, hastalığın yayılmasını önlemek için aşılama çağrısında bulunurken, olayın aşı karşıtlığı tartışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Pennsylvania Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, ölen iki kişinin de aşı yaptırmadığı ve hastalığa yakalandıktan sonra komplikasyonlar nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi. Yetkililer, vakaların eyaletin batı bölgelerinde görüldüğünü ve temas takibi çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Pennsylvania'da son kızamık ölümünün 1989 yılında kaydedildiği, bu nedenle 35 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir olayın yaşandığı vurgulandı.
ABD genelinde kızamık vakaları son yıllarda artış gösteriyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, 2024 yılında ülke genelinde 200'ün üzerinde vaka rapor edildi. Uzmanlar, aşı oranlarındaki düşüşün ve aşı karşıtı hareketlerin bu artışta etkili olduğunu belirtiyor. Kızamık, oldukça bulaşıcı bir virüs olup, özellikle aşı yaptırmamış kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Pennsylvania'daki ölümler, aşılamanın önemini bir kez daha gündeme getirdi. Eyalet yetkilileri, halkı aşı olmaya teşvik ederken, bazı bölgelerde toplu aşılama kampanyaları düzenleneceğini duyurdu. Ancak aşı karşıtı grupların tepkisi sürüyor; bu gruplar, aşıların güvenliğine ilişkin asılsız iddialarını yineleyerek toplumu etkilemeye çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca ABD için değil, dünya genelinde halk sağlığı açısından endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Son yıllarda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel aşılama oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek, kızamık vakalarında ciddi artış yaşandığını raporlamıştı. 2023 yılında dünya genelinde bildirilen kızamık vakası sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 18 artarak 9 milyonu aştı. Bu vakaların çoğu, Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde yoğunlaşsa da, gelişmiş ülkelerde de aşı karşıtlığı nedeniyle salgınlar görülüyor.
DSÖ, kızamığın tamamen önlenebilir bir hastalık olduğunu vurguluyor ve aşı kapsamının yüzde 95'e ulaşması gerektiğini belirtiyor. Ancak birçok ülkede bu oranın altında kalınıyor. ABD'de ise özellikle pandemi döneminde aşı hizmetlerinin aksaması ve yanlış bilgilendirme, rutin çocukluk aşılarında gerilemeye yol açtı. CDC verilerine göre, anaokulu çağındaki çocuklarda kızamık aşısı oranı yüzde 93'ün altına düştü; bu da toplu bağışıklığın zayıfladığı anlamına geliyor.
Uzmanlar, aşı karşıtlığının küresel bir tehdit olduğunu ve bu tür ölümlerin önlenebilir olduğunu hatırlatıyor. Aşıların güvenliği ve etkinliği konusunda yıllarca yapılan araştırmalar, bu tedbirlerin hayat kurtardığını kanıtlıyor. Pennsylvania'daki vakalar, aşılanmamanın sonuçlarını acı bir şekilde gözler önüne seriyor ve diğer ülkelere de bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kızamık vakaları son dönemde artış göstermekte ve aşı kapsamı hedeflenen seviyelerin altında seyretmektedir. Sağlık Bakanlığı, aşılama oranlarını artırmak için çalışmalar yürütse de, özellikle göç hareketleri ve aşı tereddütü nedeniyle bazı riskler bulunmaktadır. ABD'deki bu ölümler, Türkiye için de bir uyarı niteliğinde; halk sağlığı politikalarının güçlendirilmesi ve aşı karşıtlığıyla mücadele edilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin, aşı programlarını etkin şekilde uygulayarak benzer salgınların önüne geçmesi kritik önem taşıyor.