Pekin, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik ihtilaflarının çözümü için, on yıl önceki Lahey tahkim kararının ardından yeni bir diplomatik yaklaşım benimsiyor. Analistlere göre, Çin, iyi niyetli diplomasiyi sürdürmeli ve uluslararası arabuluculuk mekanizmalarını keşfetmeli. Zira, uygulanmayan Lahey kararı, bölgedeki artan deniz gerilimlerini durduramadı. Değerlendirmeler, hafta sonu karşılıklı tazelenen suçlamaların ardından geldi.
Lahey kararının 10 yıllık bilançosu
2016 yılında, Filipinler'in başvurusu üzerine Lahey Daimi Hakem Mahkemesi, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki dokuz çizgili harita temelli egemenlik iddialarının uluslararası hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Ancak Çin, mahkemenin yetkisini tanımadığını açıklayarak kararı reddetti. Pekin yönetimi, 'tarihi haklar' temelindeki pozisyonunda ısrar ediyor.
Aradan geçen 10 yılda, bölgede gerginlikler azalmak bir yana arttı. Filipinler, Vietnam, Malezya ve Brunei gibi Güney Çin Denizi'ne kıyısı olan ülkeler, Çin'in yapay ada inşaatları, askerileştirme ve balıkçı teknelerine yönelik tacizleri nedeniyle rahatsızlıklarını sık sık dile getiriyor. Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri, bölgede seyrüsefer serbestisi operasyonları düzenlerken, Çin de kendi deniz devriyelerini artırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olmasının yanı sıra, zengin balık stokları ve önemli petrol-doğalgaz rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Çin'in bölgedeki hakimiyet kurma çabaları, yalnızca Asya-Pasifik güvenlik mimarisini değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini de etkiliyor.
Uzmanlar, Lahey kararının uygulanmamış olmasının, uluslararası hukukun caydırıcılığını zedelediği görüşünde. Birçok analist, Çin'in 'Çin-merkezli' bir bölgesel düzen inşa etmeye çalıştığını savunuyor. Pekin ise, bölge ülkeleriyle ikili müzakereler yoluyla 'denizde işbirliği' modelleri geliştirmeyi öneriyor. Son olarak, Çin Dışişleri Bakanlığı, 'Güney Çin Denizi'nde barış ve istikrarı korumak için tarafların yapıcı diyalog içinde olması gerektiğini' vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki gerginlikler, Türkiye'nin yakından izlemesi gereken bir gelişme. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde artan Çin-ABD rekabeti karşısında denge politikası izliyor. Çin ile ekonomik ilişkileri derinleşirken, ABD ile de stratejik ortaklığını sürdürüyor. Güney Çin Denizi'ndeki olası bir çatışma, küresel tedarik zincirlerini etkileyerek Türkiye'nin dış ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uluslararası hukuka dayalı çözümlerin başarısız olması, Ege ve Doğu Akdeniz'deki benzer ihtilaflar için emsal teşkil edebilir.