Nepal'in başkenti Katmandu çevresindeki sel ve toprak kaymalarında hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen saat artarken, felaketten sağ kurtulanlar yakınlarının gözlerinin önünde sulara kapılıp gidişini anlattı. Yetkililer, ülkeyi vuran muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelanlarda en az 200 kişinin öldüğünü, onlarca kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu açıkladı. Görgü tanıkları, suyun bir anda yükseldiğini ve kimsenin kaçmaya fırsat bulamadığını söylüyor.
Gelişmenin arka planı
Felaketin vurduğu bölgelerden biri olan Katmandu Vadisi'nde yaşayan 35 yaşındaki Radha Thapa, gözyaşları içinde babasını, annesini, kız kardeşini ve kız kardeşinin çocuklarını kaybettiğini anlattı. Thapa, "Hepsi gözlerimin önünde sulara kapıldı. Ben bir ağaca tutundum, onlar tutunamadı. Çığlıklarını hâlâ duyuyorum ama onları kurtarmak için hiçbir şey yapamadım" dedi.
Ülkenin doğusundaki Sindhupalchok bölgesi de benzer bir acı yaşıyor. Burada yaşayan 42 yaşındaki Ram Bahadur Tamang, karısı ve iki çocuğunun heyelan sırasında toprak altında kaldığını kaydetti. Tamang, "Dağdan kopan kaya ve toprak, evimizi anında yuttu. Eşim ve çocuklarım içerideydi, hiçbir şey yapamadım" ifadelerini kullandı.
Nepal ordusu ve polis ekipleri, afet bölgelerinde arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Ancak birçok köye ulaşım yollarının kapanması, çalışmaları güçleştiriyor. Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, iki gündür aralıksız süren operasyonlarda 200'ün üzerinde cesede ulaşıldığı, 100'den fazla kişinin de kayıp olduğu belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal, her yıl muson mevsiminde sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiyor. Himalayalar'ın eteklerinde yer alan ülke, küresel ısınmanın yol açtığı düzensiz yağışlardan en çok etkilenen bölgeler arasında.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Nepal hükümetine destek teklifinde bulunurken, komşu ülkeler Hindistan ve Çin de taziye mesajları yayımladı. Himalaya bölgesindeki ekolojik hassasiyet, bu felaketin sadece Nepal'in değil, tüm bölgenin ortak sorunu olduğunu bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, bölgede sürdürülebilir kalkınma ve afet yönetimi politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu insani felaket, Türkiye'nin afet yönetimindeki deneyimini ve uluslararası yardım kapasitesini gösterebileceği bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye, geçmişte Pakistan ve Bangladeş'teki sel felaketlerinde olduğu gibi Nepal'e de arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı bu tür afetler, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasını da tehdit etmektedir. Bu nedenle, küresel iklim politikalarına katkı sağlamak ve afetlere karşı dayanıklılığı artırmak, Türkiye'nin uluslararası iş birlikleri açısından önem taşımaktadır.