Ukrayna'nın müttefikleri, 'istekliler koalisyonu' olarak adlandırılan bir grup halinde Paris'te bir araya gelerek Kiev'e yönelik askeri desteği artırma kararları aldı. Bu toplantı, Ukrayna'nın Rusya topraklarına yönelik drone saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşiyor. 13 Temmuz'da düzenlenen Ukrayna drone saldırılarında çoğu Moskova bölgesinde olmak üzere dört kişi hayatını kaybetti, yedi kişi yaralandı. Kiev, Kremlin'in topçu bombardımanlarına karşılık olarak saldırılarını artırmış durumda. FRANCE 24 muhabiri Gulliver Cragg, Paris'teki toplantıya ilişkin detayları aktarıyor.
Gelişmenin Arka Planı
'İstekliler koalisyonu', Ukrayna'yı destekleyen ülkelerden oluşan ve resmi bir NATO yapısı olmayan bir gruptur. Koalisyon, Ukrayna'ya askeri teçhizat, mühimmat ve eğitim desteği sağlamayı amaçlıyor. Paris'teki toplantıya Fransa, Almanya, İngiltere, Polonya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra ABD'den de üst düzey yetkililer katıldı. Toplantıda, Ukrayna'nın uzun menzilli füze sistemleri ve insansız hava araçları gibi ihtiyaçlarının karşılanması ele alındı. Ayrıca, Ukrayna ordusunun kış aylarına hazırlanması için ek lojistik destek paketleri üzerinde duruldu.
Toplantı öncesinde yapılan açıklamalarda, Ukrayna'nın Rus saldırılarına karşı kendini savunma hakkı vurgulanırken, koalisyonun Kiev'e verdiği desteğin artarak devam edeceği belirtildi. Özellikle Almanya, Leopard tanklarının yanı sıra Patriot hava savunma sistemleri sevkiyatını hızlandırma sözü verdi. Polonya ise MiG-29 savaş uçaklarının Ukrayna'ya devri için teknik hazırlıkların tamamlandığını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Paris'teki toplantı, Ukrayna savaşının seyrini değiştirebilecek önemli bir diplomatik ve askeri hamle olarak değerlendiriliyor. Koalisyonun kararları, Rusya'nın savaşı tırmandırma riskini de beraberinde getiriyor. Kremlin, Batı'nın Ukrayna'ya silah yardımının doğrudan çatışmaya dahil olmak anlamına geldiğini savunarak misilleme tehdidinde bulunuyor. Bu durum, NATO-Rusya arasında doğrudan bir çatışma endişelerini artırıyor. Öte yandan, toplantı, Ukrayna'nın müttefiklerinin birliğini ve kararlılığını göstermesi açısından sembolik bir öneme sahip. Koalisyon içinde zaman zaman görüş ayrılıkları yaşansa da, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının genişlemesi tehdidi karşısında üyeler ortak bir duruş sergilemeye çalışıyor.
Küresel ölçekte ise bu toplantı, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin Ukrayna konusundaki tarafsız tutumlarını etkileme potansiyeli taşıyor. Batı, bu ülkelerin Rusya'ya uygulanan yaptırımlara katılmasını ya da en azından askeri desteği kesmesini umuyor. Paris'teki kararlar, Rusya'nın savaş gücünü zayıflatmaya yönelik sistematik bir çabanın parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Paris'teki 'istekliler koalisyonu' toplantısı, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki denge politikası açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, hem NATO üyesi olarak Ukrayna'ya destek verirken hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürmektedir. Koalisyonun Ukrayna'ya askeri yardımı artırması, Türkiye'yi Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki güvenlik dengesini daha dikkatli yönetmeye itebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'ya sağladığı Bayraktar TB2 gibi insansız hava araçlarının etkinliği, bu tür silahların uluslararası pazardaki talebini artırarak Türk savunma sanayisine olumlu yansıyabilir. Ancak toplantının kararları, Rusya'nın Türkiye'ye yönelik baskılarını da artırabilir.