Avrupa Komisyonu, Pazartesi günü yayımladığı bir raporda, 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına yalnızca "zaman sınırlı" erişimine izin verilmesini tavsiye etti. Dijital ortamda çocukların korunmasına yönelik kapsamlı bir düzenleme paketinin parçası olan bu öneri, AB genelinde çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı hedefliyor. Rapor, sosyal medya şirketlerinin yaş doğrulama mekanizmalarını güçlendirmesi ve reşit olmayan kullanıcılara yönelik içerik kısıtlamaları getirmesi gerektiğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Komisyonu'nun raporu, çocukların sosyal medyada maruz kaldığı risklere dair artan endişeleri yansıtıyor. Raporda, zorbalık, uygunsuz içerik ve veri güvenliği ihlalleri gibi sorunların önüne geçilmesi için 13 yaş altı kullanıcıların platformlara kaydolmasının yasaklanması gerektiği belirtiliyor. Bununla birlikte, eğitim amaçlı kullanımlara istisna tanınarak, çocukların belirli platformlara ebeveyn izniyle sınırlı sürelerle girmesine olanak sağlanması öneriliyor.
Komisyon, bu düzenlemeyle çocukların dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmesini de desteklemeyi amaçlıyor. Rapor, okullarda medya okuryazarlığı derslerinin zorunlu hale getirilmesini ve ebeveynlere yönelik rehberlik hizmetlerinin genişletilmesini öneriyor. Ayrıca, sosyal medya şirketlerinden çocuk kullanıcıların verilerini toplamak için açık izin almaları ve bu verileri reklam amaçlı kullanmamaları isteniyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta, yaş doğrulama sistemlerinin etkinliği. Komisyon, biyometrik veri kullanımı gibi mahremiyet açıklarını kapatacak yöntemlerin geliştirilmesini teşvik ediyor, ancak bu sistemlerin çocukların kişisel verilerini koruma amacıyla tasarlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Bölgesel veya küresel boyut
AB'nin bu girişimi, dünya genelinde çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik artan düzenleme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Birleşik Krallık'ta 2023'te yürürlüğe giren Çevrimiçi Güvenlik Yasası, çocuklara zararlı içeriklerin sunulmasını suç sayarken, ABD'de ise henüz federal düzeyde kapsamlı bir düzenleme bulunmuyor. Ancak eyaletler seviyesinde, özellikle Kaliforniya ve New York gibi büyük eyaletlerde, çocukların çevrimiçi veri güvenliğine yönelik yasalar kabul edildi.
AB'nin yaklaşımı, teknoloji şirketlerine küresel bir standart belirleme potansiyeli taşıyor. Zira Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Piyasalar Yasası (DMA) gibi düzenlemeler, AB dışında da birçok ülkeye ilham kaynağı oldu. Çin, Hindistan ve Avustralya gibi ülkeler, kendi çevrimiçi güvenlik yasalarını oluştururken AB'nin düzenleyici çerçevesinden yararlandı. Raporda ayrıca, sosyal medya platformlarının algoritmik içerik önerme sistemlerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor; bu, küresel çapta teknoloji şirketlerinin hesap verebilirliğini artırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin bu düzenleme girişimi, Türkiye'de de benzer adımların atılması için bir referans noktası oluşturabilir. Türkiye'de 13 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin mevcut düzenlemeler sınırlı olup, 2020'de yürürlüğe giren Sosyal Medya Yasası çoğunlukla içerik kaldırma ve veri yerelleştirme odaklıdır. AB'nin getirdiği yaş sınırlaması ve zaman kısıtı gibi önlemler, Türk yasa koyucular için bir model teşkil edebilir. Ayrıca Türkiye'nin AB ile uyum sürecinde olduğu düşünüldüğünde, orta vadede benzer düzenlemelerin ulusal mevzuata entegre edilmesi muhtemeldir. Bu gelişme, sosyal medya şirketlerinin Türkiye'deki operasyonlarında da değişikliklere yol açabilir.