İran, geçtiğimiz hafta sonu ve Pazartesi günü boyunca ABD'nin Körfez'deki askeri tesislerine yönelik yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. Tahran yönetimi ayrıca Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyurarak küresel enerji piyasalarında şok dalgası yarattı. Reuters'ın aktardığına göre, ABD ve İran güçleri arasında hafta sonu yaşanan çatışmalarda en az 12 Amerikan askeri personeli hayatını kaybederken, İran tarafından da kayıplar olduğu bildiriliyor. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğinin durmasıyla varil başına 95 dolar seviyesine yükseldi.
Gelişmelerin arka planı ve tırmanan gerilim
Çatışmalar, İran'ın iki gün önce Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir ABD hava üssüne düzenlediği büyük çaplı saldırıyla başladı. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın Şahab-3 balistik füzeleri ve kamikaze dronlar kullandığı, saldırının ABD'nin bölgedeki hava savunma sistemlerini aşmayı başardığı belirtildi. Buna karşılık ABD, Bahreyn ve Katar'daki üslerinden kalkan savaş uçaklarıyla İran'ın güney kıyılarındaki füze rampalarını hedef aldı. İran Devrim Muhafızları, yayınladığı bildiride 'ABD'nin bölgedeki varlığına son verilene kadar saldırıların süreceği' tehdidinde bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Hürmüz Boğazı krizi
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı, küresel petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği bu stratejik su yolunu yeniden krize soktu. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi ülkeler acil toplantıya çağrılırken, Suudi Arabistan alternatif boru hatları üzerinden sevkiyatı artırmaya çalışıyor. Uzmanlar, boğazın 10 günden fazla kapalı kalması halinde küresel petrol fiyatlarının varil başına 120 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor. ABD Başkanı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada 'uluslararası sularda serbest dolaşım hakkını korumak için tüm seçeneklerin masada olduğunu' söyledi. Bu arada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye için ciddi enerji güvenliği riskleri taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ithalatının büyük bölümünü Körfez ve İran üzerinden yapıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının yanı sıra sanayi üretiminde maliyet artışına yol açabilir. Ayrıca, ABD-İran çatışmasının Suriye ve Irak'taki Türk askeri varlığını doğrudan etkileme potansiyeli bulunuyor. Ankara, bölgede tampon bölge oluşturma ve diplomasiyi önceliklendirme çabalarını hızlandırmalıdır. Türkiye'nin NATO üyesi olması, krizin büyümesi halinde ittifak dayanışması ile enerji güvenliği arasında hassas bir denge kurmasını gerektirecek.