Fransa'nın en yüksek idari mahkemesi Conseil d'État, ülkenin en büyük petrol ve doğalgaz şirketi TotalEnergies'e altı ay içinde iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını sıkılaştırması ve sera gazı emisyonlarını azaltma planını sunması emrini verdi. Mahkeme, 30 Haziran 2025 tarihli kararında, şirketin mevcut iklim taahhütlerinin Fransa'nın 2015 Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal yükümlülüklerini karşılamak için yetersiz olduğuna hükmetti. Karar, Fransa ve Avrupa genelinde etkili olan şiddetli bir sıcak hava dalgasının ortasında açıklandı ve iklim aktivistleri tarafından tarihi bir zafer olarak selamlandı.
Kararın Arka Planı: Yıllar Süren Hukuki Mücadele
Mahkeme kararı, 2022 yılında çevre örgütleri Greenpeace France, Friends of the Earth France ve Notre Affaire à Tous tarafından açılan bir davaya dayanıyor. Aktivisler, TotalEnergies'in iklim değişikliğini önlemek için yeterli adım atmadığını ve şirketin fosil yakıt projelerini genişletmeye devam ettiğini savunuyorlardı. Şirket 2023 yılında mahkemeden bir uyarı almış, ancak iddiaları reddetmişti. Conseil d'État, TotalEnergies'in %40'ı dördüncü bir onaylanmış sıvılaştırılmış doğalgaz projesi olmak üzere, toplam emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturan yeni fosil yakıt projeleri geliştirmeye devam ettiğini kaydetti. Mahkeme, şirketin bu projelerden kaynaklanan emisyonları azaltmak için yeterli önlem almadığını ve Fransa'nın emisyon azaltma hedefleriyle uyumlu olmadığını belirledi.
Karar, TotalEnergies'in 2030 yılına kadar doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2) %40 azaltma hedefini yetersiz buldu. Mahkeme, şirketin ürünlerinin kullanımından kaynaklanan emisyonları (Kapsam 3) da dahil etmesi gerektiğini vurguladı. TotalEnergies, yıllık 170 milyar euro gelirle Fransa'nın en kârlı şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor ve küresel petrol devlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şirket, karara uyacağını ancak mevcut taahhütlerinin yeterli olduğunu savunarak temyiz yoluna başvurabileceğini açıkladı.
Avrupa Sıcak Hava Dalgası ve İklim Adaleti Bağlamı
Karar, Fransa ve Avrupa'nın birçok bölgesinde sıcaklıkların 40°C'yi aştığı bir dönemde geldi. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarını daha sık ve şiddetli hale getirdiği konusunda uyarıyor. Aktivisler, mahkemenin zamanlamasının sembolik olduğunu belirterek, fosil yakıt şirketlerinin iklim krizindeki sorumluluklarının yargı yoluyla tescillendiğini vurguladılar. Benzer davalar Hollanda (Shell davası) ve Almanya'da da görülmüş, ancak bu karar ilk kez bir ülkenin en yüksek mahkemesinin bir şirkete doğrudan iklim planı değişikliği talep etmesi açısından emsal teşkil ediyor. Uzmanlar, kararın diğer Avrupa ülkelerinde de benzer davaların açılmasını teşvik edebileceğini belirtiyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, kararı desteklediğini ancak yasal sürece müdahale etmeyeceğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris İklim Anlaşması’nın bağlayıcılığını ve ulusal mahkemelerin iklim eylemini zorlama potansiyelini ortaya koyması açısından önemlidir. Türkiye'de de benzer davaların açılması ihtimalini güçlendirmektedir. Özellikle Türkiye'nin fosil yakıt bağımlılığı ve enerji ithalatı göz önüne alındığında, yerel mahkemelerin şirketleri iklim planlaması yapmaya zorlaması, enerji dönüşümünü hızlandırabilir. Ayrıca, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında emisyon azaltım yükümlülükleri olan Türk şirketleri için bu karar, uyum maliyetlerini ve yasal riskleri artırabilir. Küresel ölçekte ise, yargı yoluyla iklim eyleminin giderek yaygınlaştığına işaret eden bu gelişme, Türk enerji ve sanayi sektörlerinin uzun vadeli stratejilerini etkileyebilir.