Avrupa genelinde şiddetini artıran orman yangınları, yalnızca doğal yaşamı tehdit etmekle kalmıyor; aynı zamanda kıtanın kanlı geçmişinden kalma bir tehlikeyi de yeniden gün yüzüne çıkarıyor: patlamamış II. Dünya Savaşı bombaları. Uzmanlar, yangınların yaydığı yoğun ısının, toprağın derinliklerinde saklanan bu eski mühimmatın ateşlenmesine veya patlamasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Almanya, Fransa, İtalya ve Balkanlar gibi savaşın en yoğun yaşandığı bölgelerde, bu riskin ciddi bir güvenlik sorunu yarattığı belirtiliyor. Söz konusu bomba ve mayınların, üzerinden neredeyse 80 yıl geçmesine rağmen hâlâ aktif olduğu, yangın sırasında oluşan kritik sıcaklık eşiğinin aşılmasıyla patlayabileceği kaydediliyor.
Yangınların kıyılarına ulaştığı eski savaş alanları
Avrupa'daki orman yangınları, özellikle son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve daha şiddetli hale geldi. Sıcak hava dalgalarının ve kuraklığın artması, yangın sezonunu uzatırken, alevler artık yerleşim yerlerinin yakınına kadar ulaşıyor. Bu durum, II. Dünya Savaşı'ndan kalma mühimmatın bulunduğu arazilerde yaşayan binlerce insan için ek bir risk oluşturuyor. Patlamamış mühimmat (UXO) olarak adlandırılan bu bombalar, savaş sırasında atılan ancak patlamayan veya gömülen mühimmatlar. Almanya'da her yıl ortalama 2.000 ton patlamamış mühimmatın toprak altında olduğu tahmin ediliyor. Bu mühimmatların çoğu, yüksek patlayıcı madde olan TNT ile dolu ve belirli bir sıcaklığa ulaştığında kendiliğinden infilak etme riski taşıyor.
Yangınların yerleşim yerlerine yaklaşması, bu mühimmatların patlaması halinde can kaybına ve maddi hasara yol açabileceği endişesini artırıyor. Ayrıca, itfaiye ekipleri ve acil durum görevlileri de yangınla mücadele sırasında bu bombaların bulunduğu bölgelere girmek zorunda kalabiliyor. Bu da hem ekiplerin hem de çevredeki halkın güvenliğini tehdit ediyor. Avrupa ülkeleri, bu riski azaltmak için patlamamış mühimmat haritaları hazırlıyor ve yangın söndürme operasyonlarını bu haritalara göre planlıyor. Ancak tüm mühimmatın yerini tespit etmek mümkün değil; çünkü savaş sırasında atılan bombaların bir kısmı derinlere gömülmüş veya su altında kalmış durumda.
Geçtiğimiz yıllarda bu tür olaylar yaşanmıştı. Özellikle 2022 yılında Almanya'nın bazı bölgelerinde çıkan orman yangınları, patlamamış mühimmatın alev almasına neden olmuş ve bölgedeki itfaiye ekipleri büyük zorluklarla karşılaşmıştı. Bu yaz Avrupa'da etkili olan orman yangınları ise Yunanistan, İspanya, Portekiz ve Türkiye gibi ülkelerde büyük tahribata yol açtı. Uzmanlar, bu yangınların önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini, bu nedenle patlamamış mühimmat tehdidinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyutu
Patlamamış mühimmat sorunu yalnızca Avrupa'yı ilgilendirmiyor; dünyanın birçok savaş geçirmiş bölgesinde de benzer riskler bulunuyor. Asya-Pasifik'te II. Dünya Savaşı'ndan kalma bombalar, Afrika'da ise sömürge dönemi ve iç savaşlardan kalma mayınlar hâlâ toprak altında. İklim değişikliği nedeniyle artan orman yangınları, bu mühimmatların bulunduğu alanlarda da patlama riskini artırıyor. Bu durum, küresel bir güvenlik sorunu haline geliyor ve ülkelerin afet yönetimi planlarının bu tür tehlikeleri içermesini zorunlu kılıyor.
Avrupa Birliği, sınır ötesi yangınlarla mücadele için üye ülkeler arasında iş birliği mekanizmaları oluştururken, patlamamış mühimmat konusunda standart prosedürler geliştirmeye çalışıyor. Ancak bu mühimmatların temizlenmesi oldukça maliyetli ve zaman alıcı bir süreç. Uzmanlar, özellikle yangın riski yüksek bölgelerde bu mühimmatların öncelikli olarak temizlenmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, yangınlarla birlikte oluşacak patlamaların büyük felaketlere yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli yansımaları olan bir sorun. Türkiye, özellikle Çanakkale ve Gelibolu gibi tarihi savaş alanlarında benzer patlamamış mühimmat riskine sahip. Ayrıca, ülkenin orman yangınlarına karşı kırılganlığı göz önüne alındığında, bu riskin Türkiye'de de ele alınması gerekiyor. İklim değişikliğiyle birlikte yangın sezonunun uzaması, bu tür tehlikelerin görülme olasılığını artırıyor. Türkiye'nin, orman yangınlarıyla mücadele planlarına patlamamış mühimmat riskini dahil etmesi, olası bir patlama sonucu yaşanacak can ve mal kaybını önlemek açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, bu sorunun çözümü için uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımı, Türkiye'nin de faydalanabileceği bir alan olarak öne çıkıyor.