Pakistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik son yaptırım kararlarını geri çevireceğini ve Tahran ile mevcut ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdüreceğini açıkladı. İslamabad'dan yapılan açıklama, Pakistan'ın ABD'nin İran politikasına mesafeli durduğunu ve İran ile uzun süredir devam eden bağlarını koruyacağını gösteriyor. Bu tutum, Washington'un Tahran'a yönelik "maksimum baskı" kampanyasına rağmen Pakistan'ın kendi çıkarlarını önceliklendirdiğini ortaya koyuyor.
Pakistan-İran İlişkilerinin Arka Planı
Pakistan ve İran, tarihsel, kültürel ve ekonomik bağlara sahip komşu ülkeler. İki ülke arasındaki ticaret, özellikle enerji ve sınır ticareti alanında yoğunlaşıyor. Ancak ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar, Pakistan'ın İran ile ekonomik ilişkilerini geliştirmesini uzun süredir engelliyor. Özellikle İran-Pakistan doğal gaz boru hattı projesi, ABD'nin yaptırım tehditleri nedeniyle yıllardır askıda. Buna rağmen Pakistan, İran ile sınır ticaretini sürdürüyor ve zaman zaman yaptırımları delen adımlar atıyor.
Pakistan'ın son açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarının ardından geldi. İslamabad, yaptırımların kendilerini bağlamadığını ve İran ile ilişkilerini üçüncü ülkelerin politikalarına göre şekillendirmeyeceğini vurguladı. Bu, Pakistan'ın bağımsız dış politika izleme iradesini gösteriyor. Aynı zamanda, Pakistan'ın ABD ile ilişkilerinde de bir denge gözetmeye çalıştığı anlaşılıyor; zira Pakistan, ABD'nin Afganistan'daki savaşında kritik bir müttefikti ancak son yıllarda ilişkiler inişli çıkışlı bir seyir izledi.
Uzmanlara göre Pakistan'ın bu tutumu, ekonomik zorluklar ve enerji ihtiyacından kaynaklanıyor. İran, Pakistan için potansiyel bir enerji kaynağı ve ticaret ortağı. Ayrıca, Pakistan'ın İran ile sınır bölgesinde güvenlik işbirliği de önemli. İki ülke, Belucistan bölgesinde ayrılıkçı gruplara karşı zaman zaman ortak operasyonlar düzenliyor. Bu nedenle İran ile ilişkileri tamamen koparmak Pakistan'ın çıkarına değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran yaptırımları, küresel düzeyde birçok ülkeyi etkiliyor. Çin, Rusya ve Avrupa ülkeleri de yaptırımlara farklı düzeylerde tepki gösteriyor. Pakistan'ın tutumu, yaptırımlara karşı çıkan ülkeler safında yer aldığını gösteriyor. Bu, ABD'nin yaptırım rejiminin etkinliğini azaltabilir. Özellikle Çin'in İran ile artan işbirliği ve Rusya'nın da benzer adımları, yaptırımların delinmesine yol açıyor.
Pakistan'ın İran ile ilişkilerini sürdürmesi, bölgesel dengeler açısından da önemli. Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleriyle de yakın ilişkilere sahip. Bu ülkeler, İran'ın bölgesel yayılmacılığından endişe duyuyor. Ancak Pakistan, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle iyi ilişkileri sürdürmeye çalışıyor. Bu denge politikası, Pakistan'ın geleneksel dış politikasının bir yansıması.
Öte yandan, ABD'nin Pakistan'a yönelik baskısı artabilir. Washington, yaptırımlara uymayan ülkelere ikincil yaptırımlar uygulayabilir. Ancak Pakistan, ABD'nin bu konudaki isteksizliğini fark etmiş görünüyor; zira ABD, Afganistan'dan çekilme sürecinde Pakistan'a ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, ABD'nin Pakistan'a yaptırım uygulaması şu an için düşük bir olasılık.
Pakistan'ın açıklaması, aynı zamanda İslam dünyasında İran'a destek veren bir tutum olarak da yorumlanabilir. İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Pakistan, genellikle İran'ın yanında yer alıyor. Bu, Pakistan'ın İslam dünyasındaki liderlik iddiasıyla da uyumlu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın ABD yaptırımlarına rağmen İran ile ilişkilerini sürdürme kararı, Türkiye'nin bölgesel stratejileriyle paralellik gösteriyor. Türkiye de ABD'nin İran yaptırımlarına karşı çıkmış ve İran ile ticaretini sürdürmüştü. Bu bağlamda Pakistan'ın tutumu, Türkiye'nin "yaptırımlara rağmen ticaret" politikasını destekler nitelikte. Ayrıca, Türkiye ve Pakistan, İslam dünyasında yakın müttefikler ve savunma işbirliğini derinleştiriyor. İran ile ilişkilerde ortak bir yaklaşım, üçlü işbirliği potansiyelini artırabilir. Türkiye için bu gelişme, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çok kutuplu bir dünya düzeninde müttefik bulma açısından önemli. Ekonomik olarak da Türkiye, İran ile ticaretini sürdürerek benzer bir pozisyon alıyor; Pakistan'ın adımı bu politikayı güçlendiriyor.