Pakistan'ın güneyindeki Kunri kasabası, 'kırmızı biberin başkenti' olarak bilinir; ancak bu unvan artık tehdit altında. İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı sıcaklar ve kuraklık, bölgedeki geleneksel biber tarımını zorlaştırıyor. Kunrili çiftçiler, nesillerdir aktarılan tarım yöntemlerinin artık yetersiz kaldığını belirtiyor. Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması, su kaynaklarının azalması ve girdi maliyetlerindeki artış, üreticileri yeni arayışlara itiyor. Bu durum yalnızca yerel ekonomiyi değil, aynı zamanda Pakistan'ın baharat ihracatını da etkiliyor.
Geleneksel Yöntemler Çaresiz Kalıyor
Kunri, Sindh eyaletinin güneydoğusunda, Hint sınırına yakın bir bölgede yer alıyor. Bölge, kırmızı biberin yanı sıra soğan ve domates üretimiyle de tanınıyor. Ancak son yıllarda art arda yaşanan sıcak hava dalgaları, mahsulleri vuruyor. Uzmanlara göre, Pakistan'ın ortalama sıcaklıkları 2000'li yılların başından bu yana her on yılda yaklaşık 0,5 derece arttı. Bu artış, özellikle biber gibi hassas bitkilerde çiçek döllenmesini olumsuz etkiliyor; meyve tutumu azalıyor ve verim düşüyor.
Çiftçiler, geleneksel olarak açık tarlalarda ve yağmur suyuna bağımlı şekilde biber yetiştiriyor. Ancak muson yağmurlarının düzensizleşmesi ve yeraltı su seviyelerinin düşmesi, sulama sorununu derinleştiriyor. Birçok üretici, maliyeti yüksek olan motorlu pompalara yönelmek zorunda kalıyor. Öte yandan, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artış, üretim maliyetini karşılanamaz hale getiriyor. Kunrili bir çiftçi olan Allah Ditta, 'Babama ait tarlada 30 yıldır biber yetiştiriyorum; ama son iki yıldır bu kadar kötü bir dönem görmedim. Hava çok sıcak, su yok, gübre fiyatları uçtu. Artık bu işten para kazanamıyoruz' diyor.
Tarım uzmanları, geleneksel ekim takviminin de değişmesi gerektiğini vurguluyor. Normalde Mart ayında ekilen biberler, sıcaklıkların erken yükselmesi nedeniyle artık Şubat ortasında dikilmeye başlandı. Ancak bu erken ekim, soğuk hava riskini beraberinde getiriyor. Bazı çiftçiler, seralara yönelerek üretimi kontrol altına almaya çalışıyor; ancak seraların kurulum maliyeti, küçük ölçekli üreticiler için genellikle karşılanamıyor.
İklim Değişikliğinin Bölgesel Etkileri
Kunri'deki bu durum, Güney Asya genelinde iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre, Pakistan dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Ülke, 2022'deki yıkıcı sel felaketinde de görüldüğü gibi, aşırı hava olaylarına karşı yüksek derecede kırılgan bir konumda. Uzmanlar, biber üretimindeki düşüşün yalnızca yerel bir sorun olmadığını, aynı zamanda küresel baharat piyasasını da etkileyebileceğini belirtiyor. Pakistan, dünyanın en büyük kırmızı biber üreticileri arasında ilk beşte yer alıyor; üretimin büyük kısmı iç tüketimde kullanılsa da, biber ihracatı ülke ekonomisine önemli döviz girdisi sağlıyor.
Çiftçiler, sıcaklığa dayanıklı biber tohumları geliştirilmesi ve damla sulama sistemleri gibi modern tekniklerin yaygınlaştırılması için devletten daha fazla destek bekliyor. Ancak Pakistan Tarımsal Araştırma Konseyi'nden Dr. Muhammad Aslam, 'Bölgedeki çiftçilerin çoğu küçük ölçekli ve yenilikçi teknolojileri kullanacak sermayeye sahip değil. Devletin sübvansiyonları yetersiz ve iklim değişikliğine uyum planları hayata geçirilmiyor' diyor. Bu durum, kırsal kesimde geçim kaynaklarının azalmasına ve kentlere göçün artmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmamakla birlikte, küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde artan sıcaklıklar ve su kıtlığı nedeniyle tarımsal üretimde zorluklarla karşı karşıya. Pakistan'daki biber üreticilerinin yaşadığı sorunlar, Türkiye'nin kendi tarım politikalarını gözden geçirmesi için bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye ve Pakistan arasındaki tarım iş birliği potansiyeli, iklim değişikliğine dayanıklı tohum teknolojileri ve sulama sistemleri konusunda bilgi paylaşımını içerebilir. Bu bağlamda, Kunri'deki durum, her iki ülkenin de karşılaştığı ortak sorunlara yönelik iş birliği fırsatlarını gündeme getiriyor.