Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bölgede artan gerginliğin “dayanılmaz sonuçlara” yol açabileceği uyarısında bulundu. Pakistan lideri, özellikle Hindistan ile sınır ötesi çatışmaların ve Keşmir meselesindeki tansiyonun tehlikeli bir noktaya ulaştığını vurguladı. Şerif, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu soruna müdahale etmeye çağırarak, barışın korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Gelişmenin arka planı
Şerif'in bu açıklaması, Hindistan kontrolündeki Keşmir’de son günlerde yaşanan çatışmaların ardından geldi. Bölgede Hint güvenlik güçleri ile yerel militanlar arasında çıkan silahlı çatışmalarda en az iki Hint askeri ve altı militan hayatını kaybetti. Hindistan, Pakistan’ı militanları desteklemekle suçlarken, Pakistan bu iddiaları reddediyor ve Hindistan’ı Keşmir’de insan hakları ihlalleri yapmakla itham ediyor. İki ülke arasındaki gerginlik, 1947’den bu yana süregelen Keşmir sorunu nedeniyle sık sık tırmanışa geçiyor.
Pakistan Başbakanı, yaptığı yazılı açıklamada: “Bölgemizdeki tırmanış, yalnızca iki nükleer gücü değil, tüm Güney Asya’nın istikrarını tehdit etmektedir. Bunun sonuçları dayanılmaz olabilir” ifadelerini kullandı. Şerif, ayrıca Hindistan’ın Ağustos 2019’da Keşmir’in özerk statüsünü kaldırmasının ardından bölgede uyguladığı sıkıyönetim ve iletişim kesintilerini de eleştirdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Pakistan-Hindistan arasındaki bu gerginlik, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Güney Asya ve Orta Doğu’yu etkileme potansiyeli taşıyor. Her iki ülke de nükleer silah sahibi olduğundan, olası bir çatışma küresel güvenlik riski oluşturmaktadır. Uluslararası toplum, özellikle ABD, Çin ve Avrupa Birliği, tarafları itidal çağrısı yapmaya devam ediyor. Çin, Pakistan’ın yakın müttefiki olarak bilinirken, Hindistan’la da sınır anlaşmazlıkları yaşıyor. Bölgede ayrıca Afganistan’daki gelişmeler ve İran’ın nükleer programı gibi faktörler de güvenlik denklemini karmaşıklaştırıyor.
Ortadoğu ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Hindistan’la ikili ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. İki ülkede de büyük bir diaspora bulunan bu körfez ülkeleri, tırmanıştan ekonomik ve sosyal olarak etkilenebilir. Pakistan’ın döviz rezervlerinin azalması ve ekonomik krizi de, ülkeyi dış desteğe daha bağımlı hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan-Hindistan gerginliği, Türkiye’nin Keşmir meselesine verdiği destek nedeniyle yakından izlenmektedir. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkını savunmuştur. Olası büyük çaplı bir çatışma, Türkiye’nin bölgedeki diplomatik dengeleri zorlayabilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticaret ve enerji hatları üzerinde oluşabilecek riskler, Türkiye’nin Asya’ya açılım politikalarını da doğrudan etkileyebilir. Türkiye’nin, krizin erken döneminde arabuluculuk rolü üstlenerek tansiyonu düşürme girişimlerinde bulunması beklenebilir.