İsrail, 8 Haziran 2025 Pazartesi günü İran'a yönelik yenilenen hava saldırıları başlatarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmasızlık çağrılarına açıkça meydan okudu. Kudüs yönetimi, bu hamleyle Tahran'la devam eden barış görüşmelerinde kendine bir yer edinmeyi ve bölgesel güvenlik dinamiklerinde belirleyici aktör olmayı hedefliyor. Reuters'ın haberine göre, saldırılar İran'ın askeri tesislerini hedef alırken, Tel Aviv'in müzakerelerde masadan kalkmayacağı mesajını veriyor.
Gelişmenin arka planı: Trump'ın uyarılarına rağmen İsrail'in tek taraflı adımı
İsrail savaş uçakları, Pazartesi sabahı erken saatlerde İran'ın batısındaki bir dizi askeri tesise hassas saldırılar düzenledi. Operasyon, Beyaz Saray'ın bölgede gerilimi düşürme ve müzakerelere odaklanma çağrılarına rağmen gerçekleşti. Trump yönetimi, son haftalarda Tahran'la dolaylı görüşmelerin hızlandırılması için baskı yapıyordu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, saldırının İran'ın nükleer programına yönelik 'önleyici bir tedbir' olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca İsrail'in, kendi güvenliğini ilgilendiren konularda hiçbir dış gücün vetosunu kabul etmeyeceği vurgulandı. Bu açıklama, Trump'ın 'İsrail İran'la savaşı tırmandırmamalı' yönündeki uyarılarına doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor.
Bölgesel boyut: Barış görüşmelerinde İsrail'in eli güçleniyor
Analistler, İsrail'in bu saldırıyla asıl olarak İran'la yürütülen barış görüşmelerinde söz sahibi olmayı ve kendi kırmızı çizgilerini dayatmayı amaçladığını belirtiyor. Özellikle İran'ın nükleer müzakerelerde Batı'ya yakınlaşması, Tel Aviv'de endişe yaratmıştı. İsrail, Tahran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını önlemek için diplomatik sürecin yanında askeri caydırıcılığı da kullanmak istiyor.
Saldırı, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in eylemlerini 'provokasyon' olarak nitelerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı çağrısı yaptı. Bu arada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, çatışmanın yayılmasından endişe duyduklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in İran'a yönelik bu saldırısı, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir gelişme. Ankara, hem İran'la komşuluk ilişkileri hem de Filistin meselesindeki tutumu nedeniyle bölgedeki gerilimden doğrudan etkileniyor. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara ve askeri müdahalelere karşı çıkarken, aynı zamanda İsrail'le son dönemde normalleşme adımları atıyor. Bu saldırı, Türkiye'nin hem Tahran'la enerji ve ticaret ilişkilerini hem de Tel Aviv'le devam eden diyaloğunu zora sokabilir. Ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk rolüne talip olduğu bir dönemde, bölgede yeni bir sıcak çatışma hattı oluşması, Ankara'nın diplomatik girişimlerini de sekteye uğratabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, hem İran'ı sakinleştirmek hem de İsrail'le dengeli bir iletişim kurmak için yoğun bir diplomasi yürütmesi bekleniyor.