Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 5 Nisan 2025 Cuma günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ve İran'ı geçen ay imzalanan İslamabad Mutabakatı kapsamında üstlendikleri taahhütlere bağlı kalmaya çağırdı. Anadolu Ajansı'nın bildirdiğine göre, Şerif görüşmede bölgesel barış ve istikrarın önemine vurgu yaparak, tarafların anlaşma hükümlerini samimiyetle uygulaması gerektiğini ifade etti. İslamabad'un arabuluculuğunda varılan bu çerçeve barış anlaşması, ABD ile İran arasında on yıllardır süren gerilimin azaltılmasına yönelik önemli bir diplomatik adım olarak görülüyor.
İslamabad Mutabakatı'nın arka planı ve içeriği
Geçen ay Pakistan'ın başkenti İslamabad'da imzalanan mutabakat, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının kademeli olarak hafifletilmesi ve İran'ın nükleer programı konusunda şeffaflık sağlaması gibi maddeleri içeriyor. Anlaşma, aynı zamanda bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin sonlandırılması ve insani yardım koridorlarının açılmasını da öngörüyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şerif'in Pezeşkiyan ile görüşmesinde bu taahhütlerin her iki tarafça da titizlikle yerine getirilmesinin önemini vurguladığı belirtildi.
Şerif'in bu çıkışı, özellikle son haftalarda ABD'de yönetim değişikliği sonrası İran politikasında belirsizliklerin artmasıyla daha da kritik bir hal aldı. Washington yönetimi, İran'ın anlaşma şartlarını yerine getirip getirmediğini yakından izlerken, Tahran yönetimi ise ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep ediyor.
Bölgesel boyut: Orta Doğu ve Güney Asya dengeleri
İslamabad Mutabakatı, yalnızca ABD-İran ilişkilerini değil, aynı zamanda Orta Doğu ve Güney Asya'daki güç dengelerini de etkileyebilecek potansiyele sahip. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi ülkeler anlaşmanın sonuçlarını endişeyle izlerken, Pakistan'ın arabuluculuk rolü bölgede dikkat çekiyor. Pakistan, uzun süredir İran ile Suudi Arabistan arasında denge politikası izliyor ve bu anlaşma ile bölgesel bir aktör olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Öte yandan, Hindistan ve Çin gibi Güney Asya'nın diğer büyük güçleri de anlaşmanın bölgesel enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Uzmanlara göre, mutabakatın uygulanması halinde İran üzerinden Avrupa'ya uzanan enerji koridorları canlanabilir ve bu da küresel enerji piyasalarında dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de Pakistan ile derin siyasi ve ekonomik ilişkilere sahip bir ülke olarak İslamabad Mutabakatı'nı yakından izlemektedir. Anlaşmanın başarıya ulaşması, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran üzerindeki yaptırımların hafiflemesine ve dolayısıyla enerji tedarikinde çeşitlenmeye olanak sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rollerine (örneğin Ukrayna-Rusya) bir benzerlik olarak Pakistan'ın üstlendiği bu girişim, Ankara'nın diplomatik nüfuz alanını dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak anlaşmanın başarısız olması halinde, bölgede yeni bir çatışma dalgası Türkiye'nin sınır güvenliğini ve mülteci akınlarını olumsuz etkileyebilir.