Bloomberg televizyonunun 24 Eylül 2026 tarihli 'Horizons Middle East & Africa' programında, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin ekonomik görünümü kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programda, bölge ülkelerinin büyüme performansı, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, ticaret koridorları ve jeopolitik risklerin ekonomik yansımaları ele alındı. Uzmanlar, 2026 yılının ilk yarısında bölgede beklenen toparlanmanın sinyallerini tartıştı.
Bölgesel Ekonomik Dinamikler
Orta Doğu ve Afrika, son yıllarda küresel ekonomik dalgalanmalardan farklı şekillerde etkilendi. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, petrol fiyatlarındaki istikrarsızlığa rağmen ekonomik çeşitlendirme çabalarını sürdürüyor. Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 planı kapsamında turizm, teknoloji ve yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanırken, BAE de yapay zeka ve fintech alanında bölgesel merkez olma hedefini koruyor. Öte yandan, Mısır ve Ürdün gibi ülkeler yüksek enflasyon ve döviz rezervi baskılarıyla mücadele ediyor. Kuzey Afrika'da Fas ve Tunus, Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerini derinleştirme arayışında. Sahra altı Afrika'da ise Nijerya ve Güney Afrika gibi büyük ekonomiler, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalara ve altyapı eksikliklerine rağmen büyüme potansiyelini koruyor.
Enerji ve Ticaret Koridorları
Programda, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz keşifleri ve Lübnan-İsrail sınırındaki enerji iş birliği ihtimali gibi konulara da değinildi. Afrika Boynuzu'ndaki liman anlaşmaları ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunlarının küresel ticarete etkisi vurgulandı. Husi saldırılarının Kızıldeniz'deki deniz trafiğini tehdit etmesi, Avrupa-Asya arası tedarik zincirlerinde alternatif rotaları gündeme getirdi. Bu durum, Mısır'ın Süveyş Kanalı gelirlerini olumsuz etkilerken, BAE ve Suudi Arabistan'ın lojistik yatırımlarını artırmasına yol açtı. Ayrıca, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması'nın (AfCFTA) uygulanmasındaki yavaş ilerleme de eleştirildi.
Jeopolitik Riskler ve Yatırım İklimi
Bölgedeki jeopolitik gerilimler, yatırımcı güvenini olumsuz etkiliyor. İsrail-Filistin çatışması, İran-Suudi Arabistan rekabeti ve Sudan'daki iç savaş, ekonomik istikrarsızlığı derinleştiriyor. Ancak, bazı uzmanlar 2026'nın ikinci yarısında diplomatik açılımların hızlanabileceğini öngörüyor. BAE'nin İsrail ile normalleşme anlaşmaları ve Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle yakınlaşması, bölgesel ticaret ve yatırım akışlarını artırabilir. Öte yandan, uluslararası finans kuruluşları, bölge ülkelerine yönelik kredi notlarında temkinli davranmaya devam ediyor. Dünya Bankası ve IMF, borç sürdürülebilirliği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Doğu ve Afrika'daki ekonomik gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Bölge, Türk ihracatı için önemli bir pazar ve enerji ithalatında kritik bir kaynak. Körfez ülkeleriyle son dönemde imzalanan yatırım anlaşmaları, Türkiye'nin cari açığını hafifletme potansiyeli taşıyor. Ayrıca, Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türk deniz ticaretini ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ihracatı olumsuz etkileyebilir. Afrika'da artan Türk yatırımları, kıta genelinde ekonomik varlığı güçlendiriyor. Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışı, ekonomik çıkarlarıyla örtüşüyor.