Avrupa doğal gaz fiyatları, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Tahran ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ve savaşın devam ettiğini açıklamasının ardından yükseldi. Bu açıklama, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının yakın zamanda normale dönme umutlarını azalttı. Avrupa'nın referans gaz fiyatı olan Hollanda TTF vadeli işlemleri, gün içinde %4'e varan artışla megavatsaat başına 35 avro seviyesinin üzerine çıktı. Artış, piyasaların Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri yeniden fiyatlamasıyla gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, son açıklamalarında ABD ile yürütülen dolaylı müzakerelerde önemli farklılıkların olduğunu belirtti. Özellikle nükleer program, yaptırımların kaldırılması ve bölgesel güvenlik konularında taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı ifade ediliyor. İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası İsrail veya ABD operasyonu endişeleri, enerji piyasalarında arz güvenliği riskini artırıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir deniz yolu. İran'ın bu boğazı kapatma tehdidi, Avrupa'nın enerji arz güvenliği için büyük bir risk oluşturuyor. Avrupa, Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmak için alternatif kaynaklara yönelmiş durumda; ancak Orta Doğu kaynaklarına olan bağımlılığı da artıyor. Son aylarda Katar'dan yapılan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatları Avrupa'nın enerji güvenliğinde önemli bir rol oynuyor.
Analistler, İran ile ABD arasındaki gerilimin enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri beslediğini belirtiyor. ING emtia stratejisti Warren Patterson, "Piyasa, Orta Doğu'daki herhangi bir tırmanmayı yakından izliyor. Hürmüz Boğazı'na yönelik bir tehdit, gaz fiyatlarını önemli ölçüde artırabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa'nın doğal gaz stokları, kış aylarını sorunsuz atlatmak için yeterli seviyede olsa da, jeopolitik riskler fiyat oynaklığını artırıyor. Avrupa Birliği, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmek için ABD, Katar ve Azerbaycan gibi kaynaklara yönelmiş durumda. Ancak İran kaynaklı bir kesinti, küresel LNG piyasasında rekabeti artırarak fiyatları yukarı çekebilir.
ABD yönetimi, İran'a yönelik yaptırımları sürdürürken, müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi durumunda askeri seçeneklerin masada olduğunu ima ediyor. İran ise nükleer programını barışçıl amaçlarla sürdürdüğünü savunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin devam ettiğini raporluyor.
Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarında belirsizliği artırırken, Avrupa'da sanayi üretimi ve hane halkı enerji maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. Avrupa Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede enerji fiyatlarındaki dalgalanmaları yakından izlediği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak İran ve çevresindeki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. İran, Türkiye'nin önemli doğal gaz tedarikçilerinden biri; Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kesinti, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini riske atabilir. Ayrıca artan gaz fiyatları, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Türkiye, alternatif kaynaklar (Azerbaycan, Rusya, LNG) ve enerji koridorları (TANAP, TürkAkım) yoluyla arz güvenliğini çeşitlendirmeye çalışsa da, İran kaynaklı bir krizde dengeyi korumak zorunda. Bölgesel gerilimin tırmanması, Türkiye'nin diplomatik çabalarını da artırabilir.