İngiltere'nin kuzey Londra'daki tarihi HMP Pentonville cezaevi, bir annenin oğlunun ölümünün ardından kapatılması yönünde çağrılarla karşı karşıya. 29 yaşındaki Gareth Chumber-Kelly, 8 Mart 2025'te hapishaneye kabul edildikten sadece dört gün sonra hücresinde ölü bulundu. Annesi Wendy Chumber-Kelly, oğlunun 'idam cezasına çarptırıldığını' söyleyerek Pentonville'in derhal kapatılması için kampanya başlattı. Olay, İngiltere'de cezaevi koşulları ve personel yetersizliği konusunda yıllardır süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Gareth Chumber-Kelly, uyuşturucu bulundurma suçlamasıyla yargılanmayı beklerken Pentonville'e gönderilmişti. Ailesi, daha önce zihinsel sağlık sorunları yaşadığını ve yardıma ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Ancak hapishane yetkilileri, geldiği gün yapılan ilk değerlendirmede intihar riski taşımadığını bildirdi. Dört gün sonra, 12 Mart'ta gardiyanlar tarafından hücresinde asılı halde bulundu. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, Adalet Bakanlığı geçmişte Pentonville'de meydana gelen ölümlerin 'kabul edilemez' olduğunu kabul etti.
HMP Pentonville, 1842'de açıldığından beri birçok tartışmaya konu oldu. Yaklaşık 1.200 mahkum kapasitesine sahip olan hapishane, aşırı kalabalık ve personel eksikliği ile biliniyor. 2023'te bir müfettiş raporu, Pentonville'deki hücrelerin 'nemli, havasız ve uygun olmayan' koşullarda olduğunu belirtmişti. 2024'te ise hapishanede 15 mahkum hayatını kaybetti; bunlardan 7'si intihar sonucuydu. Wendy Chumber-Kelly, oğlunun ölümünün 'önlenebilir bir trajedi' olduğunu söylüyor ve hükümeti hapishaneyi kapatmaya çağırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, İngiltere'deki cezaevi krizinin sadece bir yansıması. Ülke genelinde hapishaneler, aşırı kalabalık, yetersiz sağlık hizmetleri ve personel eksikliği ile boğuşuyor. İngiltere ve Galler'deki cezaevlerinde 2024 yılında 90'dan fazla mahkum intihar etti; bu, son on yılın en yüksek rakamı. Hükümet, yeni cezaevleri inşa etme sözü verse de insan hakları örgütleri mevcut sistemin 'insanlık dışı' koşullara yol açtığını söylüyor. Pentonville'in kapatılması yönündeki kampanya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de dikkatini çekti. Mahkeme, daha önce İngiltere'yi cezaevi koşulları nedeniyle kınamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki cezaevi sorunu, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, ceza infaz sistemine dair küresel tartışmalara önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde aşırı kalabalık ve yetersiz koşullarla mücadele ediyor; Avrupa Konseyi raporları, Türk cezaevlerinde insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor. Pentonville vakası, Türkiye'nin cezaevi reformları için uluslararası standartları referans alması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, bu tür trajedilerin medyada yer bulması, Türk kamuoyunda cezaevi koşullarına dair farkındalığı artırabilir. Küresel insan hakları normlarına uyum, Türkiye'nin AB sürecinde de önemli bir kriter olmaya devam ediyor.