New York Times yazarı, İsrail'in Batı Şeria'da Filistinlilere ait evleri yıkmasını 'etnik temizlik' olarak nitelendirdi. Middle East Eye'da yayınlanan habere göre, yazarın bu sert çıkışı, bölgedeki artan gerilim ve zorla yerinden edilme iddialarını yeniden gündeme taşıdı. İsrail yönetimi, yıkımların yasal gerekçelerle yapıldığını savunurken, uluslararası hukukçular ve insan hakları örgütleri bu uygulamaların Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu belirtiyor.
Batı Şeria'daki Yıkımların Arka Planı
İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait evleri ve yapıları, ruhsatsız inşaat gerekçesiyle yıkıyor. Ancak Filistinliler ve uluslararası kuruluşlar, İsrail'in bu ruhsatları sistematik olarak reddettiğini, dolayısıyla yıkımların keyfi olduğunu savunuyor. Son yıllarda özellikle Doğu Kudüs ve C bölgesinde yıkımlar arttı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023'te 1.000'den fazla Filistinli evini kaybetti. New York Times yazarının 'etnik temizlik' ifadesi, bu uygulamaların Filistin nüfusunu bölgeden çıkarmaya yönelik sistematik bir politika olduğu iddiasını güçlendiriyor.
İsrail, yıkımların güvenlik gerekçesiyle ve yasalara uygun yapıldığını öne sürüyor. Ancak insan hakları örgütleri, yıkımların Filistin toplumunu cezalandırma ve toprakları boşaltma amacı taşıdığını belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch, İsrail'in bu politikasını 'savaş suçu' olarak değerlendiriyor. Avrupa Birliği ve ABD yönetimi zaman zaman yıkımlara ilişkin endişelerini dile getirse de somut yaptırım uygulamaktan kaçınıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'daki yıkımlar, İsrail-Filistin çatışmasının sadece bir veçhesi. İsrail'in yerleşim genişletme politikası ve ilhak girişimleri, iki devletli çözümü fiilen imkânsız hale getiriyor. ABD'nin arabuluculuğuyla yürütülen barış görüşmeleri 2014'ten bu yana durmuş durumda. Son dönemde Arap ülkeleriyle normalleşme anlaşmaları (İbrahim Anlaşmaları), Filistin meselesini arka plana itmişti. Ancak Gazze'deki savaş ve Batı Şeria'daki yıkımlar, meselenin yeniden uluslararası gündeme taşınmasına neden oldu.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemlerini soruşturuyor. Güney Afrika'nın UCM'de İsrail aleyhine açtığı soykırım davası da devam ediyor. New York Times yazarının bu çıkışı, Batı medyasında İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığını gösteriyor. Ancak İsrail yanlısı lobilerin etkisiyle ana akım medyada dengeli bir söylem oluşturulması zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Batı Şeria'daki yıkımlarını ve Filistinlilere yönelik politikalarını uzun süredir eleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i 'terör devleti' olarak nitelendirmiş ve Filistin davasına verdiği desteği yinelemişti. Ankara, uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik yaptırım çağrıları yapıyor. Batı Şeria'daki yıkımların 'etnik temizlik' olarak tanımlanması, Türkiye'nin tezlerini güçlendiriyor. Ayrıca Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler'de Filistin'in yanında aktif diplomasi yürütüyor. Ancak ABD ve AB ile ilişkileri dengeleme çabası, Türkiye'nin İsrail karşıtı söylemini zaman zaman sınırlıyor.