Nijerya, iklim değişikliğinin yol açtığı kayıp ve zararları tazmin etmek amacıyla kurulan küresel fonu 'bir serap' olarak nitelendirirken, fonun CEO'su Ibrahima Cheikh Diong, parasal dağıtımların bu yıl içinde başlayacağını duyurdu. Diong, baskıların arttığı bir dönemde yaptığı açıklamada, fonun harekete geçmesi için gereken mekanizmaların tamamlandığını ve ilk ödemelerin 2025 yılı sonuna kadar yapılmasının hedeflendiğini belirtti. Nijerya Çevre Bakanı, fonun bugüne kadar sadece vaatlerden ibaret olduğunu ve gelişmekte olan ülkelerin iklim krizine karşı savunmasız kaldığını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı: Kayıp ve Zarar Fonu'nun Doğuşu
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında 2022 yılında Şarm El-Şeyh'te düzenlenen COP27 zirvesinde kurulmasına karar verilen Kayıp ve Zarar Fonu, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine maruz kalan yoksul ülkelere maddi destek sağlamayı amaçlıyor. Özellikle sel, kuraklık ve yükselen deniz seviyeleri gibi afetlerle mücadele eden gelişmekte olan ülkeler, bu fonun hayata geçirilmesini uzun süredir talep ediyordu. Ancak fonun işleyişine ilişkin tartışmalar, gelişmiş ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceği konusunda devam ediyor. Fonun toplam büyüklüğü henüz netleşmezken, bazı ülkeler milyarlarca dolar taahhüt etmiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Afrika'nın Beklentileri ve Hayal Kırıklığı
Nijerya'nın sert eleştirileri, Afrika kıtasının iklim finansmanı konusundaki genel memnuniyetsizliğini yansıtıyor. Afrika ülkeleri, sera gazı emisyonlarına en az katkıda bulunan bölge olmalarına rağmen iklim değişikliğinin en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. Fonun yavaş işlemesi, bu ülkelerde 'iklim adaleti' taleplerini artırıyor. Küresel ölçekte ise fonun başarısız olması, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki güven bunalımını derinleştirebilir. Bu durum, gelecekteki iklim müzakerelerinde iş birliğini zorlaştırabilir. Diong'un iyimser açıklamalarına rağmen, fonun ne kadar hızlı ve etkili çalışacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası finansman mekanizmalarına erişim stratejisi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olarak iklim fonlarından yararlanma potansiyeline sahip olsa da, henüz bu fonlardan büyük ölçüde faydalanamıyor. Nijerya'nın eleştirileri, Türkiye'nin de benzer endişelerini yansıtabilir. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum projeleri ve afet yönetimi için kaynak arayışında, Kayıp ve Zarar Fonu'nun etkin işlemesi kritik önemde. Bölgesel olarak, Akdeniz havzasında iklim krizinin etkileri artarken, Türkiye'nin bu tür fonların şeffaf ve hızlı dağıtımı için uluslararası platformlarda daha aktif rol alması gerekiyor.