İngiltere'nin ulusal sağlık sistemi NHS England, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir'in sağlık verisi platformuna ilişkin personel endişeleri sonrasında, şirketin sözleşmesi kapsamında en çok atıfta bulunulan iki iddiayı revize etme kararı aldı. Bu gelişme, Palantir'in sözleşmesinin kapsamına yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi ve veri gizliliği ile şeffaflık konularındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Değişiklikler, Palantir'in platformunun (Palantir Foundry) kullanımına ilişkin personel üyeleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından dile getirilen kaygılara yanıt olarak yapıldı. Bu iddialar, platformun hastaların sağlık verilerini işleme biçimi ve veri erişim yetkileriyle ilgiliydi. NHS England, özellikle iki iddianın revize edildiğini doğruladı ancak ayrıntılı bilgi vermedi. Ancak kaynaklar, bu iddiaların hasta verilerinin anonimleştirilmesi ve üçüncü taraflarla paylaşılması konularını içerdiğini belirtiyor.
Palantir, 2023 yılında NHS England ile 330 milyon sterlinlik (yaklaşık 415 milyon dolar) bir sözleşme imzalamış ve bu sözleşme, Birleşik Krallık'ta sağlık hizmetlerinin planlanması ve araştırma amacıyla geniş bir veri platformunun kurulmasını öngörüyordu. Sözleşme, başlangıçta 2024 yılında kamuoyuna duyurulmuş, ancak veri gizliliği savunucuları ve bazı sağlık çalışanları tarafından eleştirilmişti. Eleştirilerin odak noktası, Palantir'in geçmişte ABD'li göçmenlik yetkilileri ve askeri kurumlarla yaptığı işbirlikleri ve şirketin veri işleme uygulamalarının hastaların mahremiyetine zarar verebileceği endişeleriydi.
NHS England, yaptığı açıklamada, 'Personel ve halktan gelen geri bildirimleri dikkate aldık ve platformun kullanımına ilişkin açıklamalarımızı güncelledik. Amacımız, veri güvenliği ve etik kullanım konularında en yüksek standartları sağlamaktır' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, sağlık verilerinin korunmasına yönelik toplumsal hassasiyetin dikkate alındığının bir işareti olarak yorumlandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, yalnızca Birleşik Krallık'ı ilgilendiren bir mesele değil. Palantir gibi büyük teknoloji şirketlerinin kamu sağlık sistemleriyle yaptığı sözleşmeler, dünya genelinde veri egemenliği ve dijital sömürgecilik tartışmalarını beraberinde getiriyor. Özellikle Avrupa Birliği ve diğer ülkeler, sağlık verilerinin ulusal sınırlar içinde tutulması ve yerel şirketlere öncelik verilmesi konusunda politikalar geliştiriyor. Palantir örneğindeki revizyonlar, şeffaflık taleplerinin ve kamu baskısının, şirket davranışlarını değiştirmede etkili olabileceğini gösteriyor.
Öte yandan, Palantir'in Avrupa'daki operasyonları, GDPR gibi katı veri koruma düzenlemelerine tabi. Bu bağlamda, NHS England'ın aldığı revizyon kararı, diğer Avrupa ülkelerine de örnek teşkil edebilir. Ayrıca, sağlık verilerinin ticarileştirilmesi ve bunun etik sınırları, küresel sağlık sistemlerinde tartışılan önemli bir konu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sağlık alanında dijital dönüşümü hızlandıran ülkelerden biri. Sağlık Bakanlığı'nın e-Nabız sistemi ve ardından geliştirilen veri platformları, kişisel sağlık verilerinin toplanması ve işlenmesi konusunda önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Ancak bu tür sistemlerin veri güvenliği ve mahremiyet boyutu, Türkiye'de de zaman zaman tartışma konusu oluyor. NHS England-Palandir örneği, Türkiye'deki sağlık verisi yönetimine ilişkin şeffaflık ve personel katılımını artırma gerekliliğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi sağlık veri altyapısını geliştirirken, uluslararası şirketlerle iş birliği yaparken dikkatli olması ve veri egemenliği ilkesini gözetmesi önem taşıyor. Bu tür girişimler, küresel sağlık verisi yönetiminin etik standartları açısından Türkiye'ye de yol gösterici olabilir.