Eski ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında geçtiğimiz günlerde gerçekleşen telefon görüşmesinin ayrıntıları netleşmeye başladı. İsrail ve Amerikan kaynaklarından edinilen bilgilere göre, yaklaşık 45 dakika süren görüşmede başta İran'ın nükleer programı olmak üzere bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Görüşmenin, Netanyahu'nun ABD'deki siyasi çevrelerle ilişkilerini güçlendirme çabalarının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Netanyahu, son aylarda hem iç politikada hem de uluslararası alanda önemli zorluklarla karşı karşıya. İsrail’de yargı reformu tartışmaları ve artan protestolar, başbakanın iç cephesini meşgul ederken, bölgesel düzeyde İran’ın nükleer faaliyetleri ve Hizbullah’ın güney sınırındaki tehditleri gündemin üst sıralarında yer alıyor. Trump ile yapılan bu görüşme, Netanyahu’nun İran konusunda uluslararası desteği yeniden canlandırma girişimi olarak yorumlanıyor. Zira eski başkanın başkanlığı döneminde ABD, İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmiş ve Tahran’a yönelik maksimum baskı politikasını benimsemişti. Netanyahu, Trump’ın bu politikalarının devam etmesini arzuluyor.
Öte yandan, görüşmede Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesi ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki normalleşme süreci de ele alınmış olabilir. Kaynaklar, Trump’ın bu anlaşmaların kendi döneminde imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ve yeni normalleşme adımlarına destek verdiğini aktarıyor. Bu durum, bölgede yeni bir diplomatik denklem oluşturabilir.
Bölgesel veya küresel boyut
Netanyahu-Trump görüşmesi, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengeleri bakımından da önem taşıyor. İran’ın nükleer programına yönelik uluslararası endişeler sürerken, ABD’nin mevcut yönetimiyle eski yönetimi arasındaki politika farklılıkları, bölge ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor. Biden yönetimi, İran ile dolaylı görüşmeleri sürdürürken, Trump’ın daha sert bir çizgi benimsemesi, İsrail’in pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin de bu görüşmenin sonuçlarına göre pozisyon alması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Orta Doğu politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, İran-ABD-İsrail ekseninde yaşanacak herhangi bir gerginlik Ankara’yı dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, İran’ın nükleer programına karşı nükleer silahsızlanma ilkesini savunurken, bölgesel barışın korunmasına da önem veriyor. Netanyahu-Trump görüşmesinin, ABD’nin İran politikasında bir değişiklik sinyali vermesi durumunda, Türkiye’nin Katar ve İran ile olan enerji ve ticari ilişkileri yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Ayrıca, Abraham Anlaşmaları’nın genişlemesi, Türkiye’nin Filistin meselesine yönelik tutumunu da etkileyebilir. Ankara’nın bu gelişmeleri yakından izlemesi ve olası senaryolara karşı diplomatik esnekliğini koruması önem taşıyor.