İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Güney Lübnan'da süresiz olarak konuşlanacağını duyurdu. Netanyahu, yaptığı açıklamada, İsrail'in kuzey sınırındaki güvenlik tehditlerine karşı bu adımın zorunlu olduğunu savundu. Karar, Lübnan hükümeti ve Hizbullah tarafından sert bir şekilde kınanırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının ihlali olarak değerlendiriliyor. Bölgede tansiyon yükselirken, uluslararası toplum İsrail'e itidal çağrısı yapıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Netanyahu'nun bu açıklaması, İsrail'in Lübnan sınırında artan çatışmaların ardından geldi. Son haftalarda Hizbullah ile İsrail arasında sınır ötesi saldırılar yoğunlaşmıştı. İsrail, Hizbullah'ın İran'dan aldığı yeni silah sistemleriyle kuzey sınırında daha büyük bir tehdit oluşturduğunu iddia ediyor. Netanyahu, güvenlik kabinesi toplantısı sonrası yaptığı konuşmada, "Lübnan'ın egemenliğine saygı duyuyoruz ancak vatandaşlarımızın güvenliği her şeyden önce gelir. Güney Lübnan'da kalıcı bir varlık göstermek zorundayız" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İsrail-Lübnan ateşkes anlaşmalarını da ihlal ediyor. 2006 yılında imzalanan ve BM tarafından denetlenen ateşkes, İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini öngörüyordu. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, İsrail'in bu kararını "egemenlik ihlali" olarak nitelendirerek BM'ye acil müdahale çağrısında bulundu. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ise yaptığı video konuşmada, İsrail'in bu adımının karşılıksız kalmayacağını ve İsrail güçlerine karşı direnişin süreceğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Güney Lübnan'da kalıcı olma iddiası, Ortadoğu'da yeni bir gerilim dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Bölgede İran destekli milislerin varlığı, İsrail'in güvenlik kaygılarını artırırken, Lübnan'ın zaten kırılgan olan ekonomik ve siyasi yapısı üzerinde ek bir baskı oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gerilimin düşürülmesi ve mevcut ateşkes anlaşmalarına uyulması hayati önem taşıyor" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, İsrail'e Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterme çağrısı yaptı.
Öte yandan İran, Hizbullah'a desteğini artırma sinyali verirken, bölgede yeni bir savaşın fitilinin ateşlenebileceği endişeleri dile getiriliyor. İsrail'in bu hamlesi, daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski taşıyor. Uzmanlar, taraflar arasında doğrudan bir diyaloğun olmamasının durumu daha da tehlikeli hale getirdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Güney Lübnan'da kalıcı olacağı yönündeki açıklaması, Türkiye'nin yakından takip ettiği bir gelişmedir. Türkiye, bölgenin istikrarı için Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasından yana bir politika izlemektedir. İsrail'in bu adımı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengelerine dair hesaplarını da etkileyebilir. Ankara, bir yandan İsrail ile diplomatik ilişkileri normalleştirme çabalarını sürdürürken, diğer yandan Lübnan'daki istikrarın bozulmasının bölgesel güvenliğe yönelik tehdit oluşturduğu görüşündedir. Türkiye, BM nezdinde yapıcı bir rol oynayarak tansiyonun düşürülmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.