İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ülkesinin Lübnan'daki askeri varlığını sürdüreceğini ve bu konuda ABD'nin taleplerinin dahi dikkate alınmayacağını açıkladı. Katz'ın bu çıkışı, İsrail'in sınır ötesi operasyonlarının uluslararası baskılara rağmen devam edeceğinin en net işareti olarak yorumlandı. Bakan, yaptığı yazılı açıklamada, “Güvenlik kaygılarımız karşılanana kadar Lübnan topraklarında kalacağız. ABD'den gelse bile hiçbir talep bu kararı değiştirmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
İsrail, son haftalarda Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik kara operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu operasyonlar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından başlayan ve Lübnan sınırına sıçrayan çatışmaların bir parçası olarak görülüyor. İsrail yönetimi, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerde konuşlanmasını engellemek ve kuzeydeki yerleşim yerlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla bu operasyonları sürdürdüklerini belirtiyor. Ancak uluslararası toplum, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığının egemenlik ihlali olduğunu ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor.
Katz'ın açıklaması, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın bölgeyi ziyaret ederek ateşkes çağrısı yapmasının hemen ardından geldi. ABD yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını sonlandırması ve diplomatik çözüm arayışlarına dönmesi konusunda ısrarcı. Ancak Katz'ın sözleri, Tel Aviv yönetiminin bu konuda Washington'dan gelen baskılara direnme kararlılığını ortaya koyuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da daha önce yaptığı açıklamalarda, Hizbullah tehdidi ortadan kalkana kadar operasyonların devam edeceğini söylemişti.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Lübnan'daki varlığının sürmesi, bölgedeki dengeleri derinden etkileme potansiyeli taşıyor. Hizbullah, İsrail işgaline karşı direniş söylemiyle hareket ederken, İran'ın da bölgedeki nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak bu çatışmaya dolaylı yollardan dahil olduğu biliniyor. Öte yandan, Fransa ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), İsrail'in çekilmesi ve Lübnan ordusunun güneydeki kontrolünün sağlanması için çaba harcıyor. Ancak İsrail'in bu çağrılara kulak tıkaması, bölgede daha geniş çaplı bir savaş riskini artırıyor.
Lübnan'daki siyasi kriz de durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Ülkede cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamaması ve hükümetin zayıf yapısı, İsrail'in operasyonlarına karşı uluslararası toplumun etkin bir müdahalede bulunmasını engelliyor. Bu durum, Katz'ın açıklamasının ardından bölgede gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini her zaman desteklemiştir. İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığının sürmesi, Türkiye'nin bölgedeki istikrar ve güvenlik endişelerini artırmaktadır. Ankara, Birleşmiş Milletler nezdinde Lübnan'ın egemenliğinin ihlal edilmemesi yönünde çağrılarda bulunurken, İsrail ile ilişkilerde de bu gelişmeleri dikkate almaktadır. Ayrıca, çatışmaların bölgeye yayılması halinde Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlık riski oluşabilir. Bu nedenle Türkiye, hem diplomatik girişimlerini sürdürmekte hem de insani yardım çalışmalarına devam etmektedir.