Nepal Başbakanı Balendra Shah'ın, ülkesinin Hindistan topraklarına da tecavüz ettiğini itiraf etmesi Nepal siyasetinde deprem etkisi yarattı. 5 Şubat 2025'teki parlamento oturumunda yaptığı açıklamada Shah, "Hindistan da bizim topraklarımızı işgal etti, biz de onların topraklarını işgal ettik. Bu bir gerçek" ifadelerini kullandı. Başbakanın bu sözleri, ülkedeki ana muhalefet partileri Nepali Kongresi ve Nepal Komünist Partisi milletvekillerinin sert tepkisine yol açtı. Muhalefet, Başbakan'ın hangi bölgelerde Hindistan topraklarının işgal edildiğine dair somut delil sunmasını ve ifadelerinin tutanaklardan çıkarılmasını talep etti.
Gelişmenin arka planı
Hindistan ile Nepal arasındaki sınır anlaşmazlığı, özellikle Kalapani-Limpiyadhura ve Lipulekh bölgelerinde uzun yıllardır devam ediyor. Hindistan, 2019'da yayımladığı yeni siyasi haritada bu bölgeleri kendi toprağı olarak gösterince tansiyon yükselmişti. Nepal ise 2020'de kendi anayasasını değiştirerek bu bölgeleri haritasına dahil etmişti. Shah'ın açıklamaları, aslında bu tarihsel anlaşmazlığa atıfta bulunsa da, kullandığı dil "karşılıklı işgal" olarak algılandı ve muhalefet tarafından ülke onurunu zedeleyici bulundu. Nepal Başbakanı'nın bu açıklamayı yapması, iki ülke arasındaki hassas diplomatik dengeyi bozma riski taşıyor. Hindistan hükümetinden henüz resmi bir yanıt gelmezken, Hint basını olayı geniş şekilde manşetlerine taşıdı.
Bölgesel veya küresel boyut
Nepal-Hindistan sınır anlaşmazlığı, Güney Asya jeopolitiğinde kritik bir yer tutuyor. Hindistan, Nepal'in en büyük ticaret ortağı ve yardım kaynağı olmasına rağmen, iki ülke arasındaki güven sorunu derinleşiyor. Nepal, özellikle Çin ile yakınlaşarak Hindistan'a karşı bir denge politikası izlemeye çalışıyor. Shah'ın açıklamaları, bu bağlamda Nepal'in iç siyasetinde Hindistan'a karşı daha agresif bir duruşun yansıması olarak yorumlanabilir. Ancak muhalefetin tepkisi, bu söylemin ülke içinde bile kabul görmediğini gösteriyor. Bölgesel güç dengesinde Nepal'in bu tür bir açıklaması, Hindistan'ın komşu ülkelerdeki nüfuzunu sorgulayan diğer aktörler (Çin, Pakistan) için de bir koz haline gelebilir. Ayrıca, sınır anlaşmazlıklarının askeri çatışmaya dönüşme riski her zaman mevcut; son olarak 2020'de sınırda silahlı çatışmalar yaşanmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal-Hindistan sınır gerilimi, Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bir bölgesel anlaşmazlık olsa da, küresel güç mücadeleleri bağlamında dolaylı etkiler yaratabilir. Hindistan'ın artan Çin rekabeti karşısında Nepal'e yönelik politikası, bölgedeki dengeleri etkiliyor. Türkiye, son yıllarda Güney Asya'da ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştiriyor; özellikle savunma sanayii işbirlikleri ve ekonomik bağlar büyüyor. Nepal'deki bu iç siyasi kriz, Türkiye'nin bölgeye yönelik yatırımlarında istikrar riski oluşturabilir. Ancak kısa vadede doğrudan bir etki beklenmiyor.